"Barbusse: İnsan doğasının derinliklerinin bilgisi.
Wells: Sinemanın beyaz perdesi, insanın mutlak hiçliği.
Roquentin: İnsan aklını felce uğratan ve hükümsüz kılan çıplak varoluş.
Meursault: İhtişam. Evrenin muhteşem kayıtsızlığı.
Nijinski: Bir uçta tanrı. Diğer uçta acı. Evren Tanrı'yla acı arasındaki sonsuz gerilimden ibarettir."
"Bir rüyadır hayat dönüp duran suretlerle,
Bazısı sık sık, bazısı seyrek, bazısı gece.
Bazısı değişip bazısı yok olurken sessizce
Tekrar eden değişimlerle tekerrür içinde;
Belleriz güya belli bir düzen
Sıra sıra dizildikleri yerde;
Gerçek zannederiz bu olup biten;
Belleğin kudreti işte."
"Dünyanın sureti bir yalan,
Mezarlara ve kızgın çukurlara çizilmiş bir surat;
Hiçbir şey gerçek değil ve olan biten
hepten berbat,
İnsanoğlu göreydi
Her gün adım atar atmaz
Arka çıktığı, birden kapılıp gittiği,
Ardında bırakıp sıyrıldığı vahamet ve illetleri;
O vakit anlardı hayatın binlerce nefer karşısında
Silahsız bir çile yürüyüşünde tek başına
savaşmak olduğunu."
"T.S. Eliot'ın şiirleri ve Franz Kafka'nın romanları başta olmak üzere, medeni hayatımızın aslında yaşarken ölmek olduğunu anlatan çağdaş eserler vardır."