Ben de bağlayabilirdim seni, gücünden, özgürlüğünden, mutluluğundan yoksun bırakabilirdim; o korktuğun, o aradığın acılı kaygıyı ben de uyandırabilirdim içinde. İstemedim. Silahları sen bana kendi elinle verirken, hiçbir savunmaya başvurmadan bıraktım kendimi sana. Bana öyle geliyor ki sevgililer arasındaki amansız savaştan daha büyük bir şeydir aşk. Sevdiğimizi açıkça söylememiz, gene de sevilmemiz olanaklı olmalı.
Kendisini yaptırıp döşeyenlerce bırakılmış, sonra başkalarınca satın alınmış bir ev ilk sahiplerinin kokusunu ve havasını nasıl saklarsa, ben de, Odile’in damgasını taşıyordum, bundan böyle, tümüyle benim olmayan bir ruhla dolaşıyordum yaşamda.
Bu aşk güldürüsünde sırasıyla az sevilen rolüyle çok sevilen rolünü oynuyoruz. Bir zamanlar yaptıklarıma değer vermesi için neler vermezdim! Ama ne yazık! Bu arzum buna hiç değer vermemesinden ileri gelmiyor muydu