Mantığa şehadet ederim.
Ve yazdığım mısralara
Var olmak bir neden doğurur çünkü
Grinko'nun Field'lı gecelerinden birine.
Kendi bedenine kem gözlerle bakarsın.
Sonra o gözlere bakarsın.
Neyle ?
Senin olan ne?
Bir lokma bir hırka pahalı gelir vücuduna.
Onları ruhunla satın almak istersin
Uhrevi yolculuğu hesaba katmadan.
Ne zaman kendinle dudak dudağa gelsen
Sana hırkanı uzatan Tanrını görürsün.
Yalnızlığı kendinden bilir Tanrı.
Tecavüze uğramış ufak bir beden seni anlar bir tek.
Çok korkarsın ancak kaçarsan öldürür seni.
Ürkek bir kediyi izlersin
Veya mağaranın soğuk duvarlarına yaslanmış bir peygamberi.
Çarmıhta yapayalnız bırakmıştır Tanrı seni.
Bir ve tek kalmışsındır, Tanrı gibi.
Tanrıyı en çok en aciz durumdayken anlayabilirsin.
Tanrı senin zayıflığındır ve zayıf noktandan doğar.
Mısralarda saklayamazsın, mısralar büyütmez onu.
Yalnızlığında büyür, yalnızken peygamber olur.
Gönlünün Hira'sında öylece beklemektir senin tesellin.
Ve sonra.
Mükafatı cennet olan bir heyula görürsün.
İsyan edersin.