Bazen içgüdülerimi baskılamakla serbest bırakma arasında kıyasıya bir mücadele veriyorum. Kazanan taraf zaman zaman değişiyor ancak mücadelenin kendisi çok yoruyor, usandırıyor. Neden bu mücadeleyi verdigimi bilmiyorum fakat tarafların mücadele sebeplerini biliyorum. Bir taraf içgüdüyü baskılayarak bazı şeyleri kaybetmek istemiyor. Diğer taraf ise serbest bırakarak içsel bir acı çekmek istemiyor. Ama kim kazanırsa kazansın savaşın sonucu hep zayiat. Harbi lan neden veriyorum ben bu mücadeleyi... Herkeste aynı mı acaba yoksa bu içimdeki meydan muharebesi bi tek bana mı özel...
1 yılı aşkın süredir aktif degilim buralarda. Ve fikrim halen değişmemiş gordugum kadarıyla :d. Şu sıralar beynimi en çok meşgul eden şey ise siyaset felsefesi... avusturya ekolü yazarlarını silip süpürücem. Rothbard, hoppe, mises... ve daha daha. O kadar hevesliyim ki. Bütler bitsin de başliyim artık aq. Buralar şenlenecek
Daha önce okuduğum romanlar konusunda %80 pişmanım. Hiçbir değerli fikri bulunmayan roman, hikaye gibi türleri okumama kararı aldım. Bundan sonra teoloji, siyaset-ideoloji, felsefi, araştırma-inceleme, biyografi ve tarih kitaplarına yöneliyorum
Daha önce okuduğum romanlar konusunda %80 pişmanım. Hiçbir değerli fikri bulunmayan roman, hikaye gibi türleri okumama kararı aldım. Bundan sonra teoloji, siyaset-ideoloji, felsefi, araştırma-inceleme, biyografi ve tarih kitaplarına yöneliyorum