"Zeytinyağlı yiyemem aman, basmadan fistan giyemem aman. Senin gibi cahile, ben efendi diyemem aman" [...] Hangi mesnetle yazılırsa yazılsın, "Zeytinyağlı yiyemem" bugün bilimsel araştırmalarla ve galışmalarla ortaya konan toplum mühendisliğinin ülkemizdeki ilk örneklerinden biridir.
Aynı rafta bulunan ve aynı üretici tarafın- dan üretilen ürünlerin "Private Label" olan markalarının üretici firmanın ürününden "daha ucuz" olarak satıldığını da fark ediyorsunuz.
İçerik bilgilerini okurken bilmemiz gereken en temel ve basit bilgi şudur, ilk yazılan en çok olandır. Yani içerikte, ilk sırada ne varsa bilin ki; üründe en fazla o vardır.
İçerik okumaya başlarken de, elimizdeki ambalajda bir endüstriyel ürün mü yoksa bir paketli gıda mı olduğunu iyi anlamak gerekiyor. Öyle ki; toplumdaki "paketli gıda zehirdir" veya "paketli hiçbir gıda yenmez" algısının da aslında doğru bir algı olmadığını vurgulamalıyız.
Kaldı ki, kan şekerimi dengede tuttuğum sürece "aç" sayılmazdım. Çünkü açlık demek, kan şekerinin düşmesi ve beyine bu yönde sinyal gitmesiydi. Kan şekerimin dengede kaldığı sürece tokluk hissi de vücudumda hâkim oluyordu.