Düşünsene bir; ölüyorsun ve ardından yine sabah oluyor, güneş yeniden bütün ihtişamıyla yine doğuyor. Hadi bu doğanın kanunu belki ölüm insanın zoruna gitmez ancak korkuyorum. Ya her bahar tazelenen tabiata ne demeli, yeniden açan çiçeklere, yeşile boyanan ormanlara, tohumları çatlatan filizlere; haksızlık değil mi Lord Henry? Biz günden güne yaşlanırken, haksızlık değil mi?
“Ne hazin! Ben yaşlanıp çirkin ve iğrenç bir şey olacağım. Oysa bu portre hep genç kalacak. Yaşı şu haziran gününde sabitlenecek; bir gün bile yaşlanmayacak... Keşke tam tersi olabilseydi! Ben hep genç kalsaydım da şu resim yaşlansaydı. Bunun için neler vermezdim. Varımı yoğumu verirdim. Ruhumu bile satardım!” (Alıntı #40915500 )
İngiltere’nin aşırı haz düşkünü ve çağın “züppesi” olan Dorian Gray’in şatafatlı, iğrenç yaşam öyküsünün konu edildiği eser “hedonizm” yancısı karakterlerle güçlendirilmiş, döneminin en parlak yarı felsefe ve bol aforizmalı kurgu romanıdır. “Yazılış amacı ise Oscar Wilde’in üzerinde olan sen roman yazamazsın baskısıydı. Romanın oluşmasının en nice etkeninden birisi de bu baskıydı.”
Konformizmin ve hedonizmin yaşam tarzı olmadığı bir dönemde bazı modern felsefe kuramlarını da içine alarak kendi dönemi ve kendi döneminden sonrasının bir eleştirisidir. Kötülüğün ve iyiliğin hedef alındığı ve kronolojisine inilip; topluma ahlaki darbe vurmuş geçmiş kişilerden örnekler vererek Yunanlılardan başlayıp kendi zamanın öncesine kadar getirmiştir.
“...insanlar her şeyin fiyatını biliyorlar da hiçbir şeyin kıymetini bilmiyorlar.” (Alıntı #40827168 )
Dönemin rezilliği ve sınıflar arasındaki vicdan farklılıkları apaçık belli oluyorken “köylü milletin efendisidir,” sözünün değerini bir kez daha kanıtlamış bulmaktayız. Dorian
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,2bin okunma