Sandman ve yaratıcısı Neil Gaiman ile lise öğrencisi oğlum sayesinde tanıştım. Beklentimin fersah fersah ötesinde bir kitap olduğunu görünce de coşup serinin ilk 7 kitabını peşpeşe okudum.
Sömestir tatilinde buluşacağı bir arkadaşında tüm Sandman serisinin olduğunu söylediğinde, bu buluşma oğlumdan çok beni heyecanlandırmıştı:) Artık 8-9-10 ve 11. sayılar da elimizde.
8. Kitap yani Dünyaların Sonu’na önsözü Stephan King yazmış. King de benim gibi bir Sandman ve haliyle Gaiman hayranı ve bu hayranlığını da kalemi ile bir güzel konuşturmuş.
Kitapta, yeri ve zamanı belli olmayan bir fırtına nedeniyle yolları bir tür kervansaray niteliğindeki “Dünyanın Sonu”na düşen insanlar ( ve insan görünümlüler) ile bunların beklerken anlattığı hikayeler yer alıyor. Hikayeleri okurken bir kısmının dünya edebiyatının önemli eserleri ve mitoloji ile çağrıştığını farkedeceksiniz.
Bazı hikayelerde o Rock yıldızı saçları ve siyah Matrixvari pelerini içinde Sandman yani “Dream” ve “Hayat Anahtarı” kolyesi ile kızkardeşi Ölüm (Death) arz-ı endam ediyor.
Sonuçta, rüyalar aleminin efendisi Sandman bizi yine nerenin uyku nerenin uyanış olduğunun karıştığı, o gizemli araf hikayeleri ile kendine hayran bırakmaya devam ediyor.