Hayatı hafiften almak onun kaderi değildi. Bir insan ne kadar duyguluysa, bir başkasıyla sıkı bir ilişki kurabilmesi den o kadar güçtür. Kendisi gibi bir kimseyle bile zordur bu.
Önce elimden kendi hayatımı aldılar. Şimdi de beni; kendimi devam ettirme hakkından yoksun bırakıyorlar. Kimin için yaşayacağım? Neden yaşayacağım? Sakatların en kötüsü! Merhametle yaşamak? Şefkatle?
Hayatım, bunsuz bile sona ermiş sayılıyorsa… Eğer kemiklerimin içinde daima, ebediyen mahkum olarak kalacağımın anısını taşıyorsam…. Eğer kader bana bundan daha iyi bir şey vadetmiyorsa… Eğer bu ihtimal bile içimde öldürülecekse, hem de tabii olamayan bir yolla öldürülecekse, o halde böyle bir hayatı kurtarmak neye yarar? Neden kurtarmalı bunu?
Ben upuzun bir ömür sürmeyi istemiyorum. Zaten geleceğin neler getireceğini kestirmek neye yarar? Sancı çekmeden yaşamak istiyorum. Hayallerimin, rüyalarımın sınırı bu.