Saqelenge

Saqelenge
@saqelenge
Azla mutluluk çokla didişmekten iyidir. Denis Diderot
12 EYLÜL.......
Türkiye işçi sınıfı ve devrimcileri 12 Eylül 1980 gününe, onlara o zamana dek tarihlerinde gördükleri en karanlık dönemi yaşatacak kanlı bir darbeyle uyanmışlardı. Kenan Evren başkanlığındaki faşist cunta o gün yönetime el koyarak sıkıyönetim ilan etmiş, parlamento feshedilip anayasa rafa kaldırılmış, tüm siyasi partiler kapatılıp yöneticileri gözaltına alınmıştı. Bunlar kuşkusuz ilk etapta yapılanlardı. Asıl hedef, sosyalist hareketi ve işçi hareketini silindir gibi ezip geçmekti ve cunta derhal bu hedefe odaklanacaktı. Hedef büyüktü, balyoz da öyle! 12 Eylül darbesi, devrimci tehdit altındaki düzeni yıkılmaktan korumak ve tıkanan ekonominin önünü açmak üzere mali sermayenin ihtiyaç duyduğu yapısal dönüşümleri yerine getirmek için gerçekleştirilmiş bir faşist darbeydi. Bu darbeyi önceleyen birkaç yıllık dönemde Türkiye sosyalist hareketi ve işçi hareketi o güne dek görülen en örgütlü ve en kitlesel gücüne ulaşmış, yükselen mücadele keskinleşen bir devrimci durum düzeyine sıçramıştı. Sermaye düzeni için ciddi bir tehdit doğuran bu durumun yanı sıra Türkiye kapitalizminin geldiği aşamada karşı karşıya olduğu ekonomik ve siyasi tıkanıklık da burjuvaziyi bu büyük krizi olağan yöntemlerle aşamaz hale getirmişti. Nihayetinde egemen sınıf bu engellerin üstesinden gelmenin çaresini orduyu göreve çağırmakta bulmuştu. Yönetimin faşist cuntanın eline geçmesi, parlamenter sistemin, anayasanın ve yasaların rafa kaldırılması, burjuvazinin siyaseten mülksüzleşmesi anlamına geliyordu ama ekonomik olarak da mülksüzleşmemek için bu kaçınılmaz bir tavizdi onun için. 12 Eylül faşizmi toplumu üç yıl boyunca korkunç bir karabasanın içine soktu. Ancak bu karabasandan çıkış da öyle güllük gülistanlık günlere uyanarak olmadı. Faşizm, yerini, 1983’te yapılan seçimlerle iktidara gelen Özal’ın
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ruhen hisedilen, bedenen gizlensede, hisedende herşeyi aşikârdır. Her gizlendiği an hisedende ziyandır.
İMAMEDDIN NESİMİ
Har içinde biten gonca güle minnet eylemem Arabi’yi Farsi’yi bilmem dile minnet eylemem Sırat-ı üzre Mustakim gözettim Rahimi Zalimin talim ettiği yola minnet eylemem Bir acayip derde düştüm herkes gider karına Bugün buldum bugün yerim Hak kerimdir yarına Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına Rızkımı veren Hüda’dır kula minnet eylemem Ey Nesimi Can Nesimi ol gani mihman iken Yarın şefaatlarım Ahmed-i Muhtar iken Cümlenin rızkını veren ol gani seddar iken Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem
“Sevgide minnettarlık, sevecenlik ve birlik duygusu vardır. Eğer bu üç duyguyu da hissediyorsan, seviyorsun demektir.” Osho
Ahmet Kaya
Sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız  Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşında,  İhanetin adı yok  Neylersin ki çember daralmakta...  Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim,  Yasal mermisiyle bir komiser yaklaşmakta...