"Sırtımı tamamen sana vermemeye çalışıyorum. Çekilirsen düşerim diye."
"Bu bana güvenmemek olmuyor mu?"
"Sana güvenmemek, en başından sana yaslanmamak olurdu. Kendime güvenmek, yalnızca kendimi ne kadar başıboş bırakacağımla ilgili. Herhangi biri de olabilir. Bir insan birine tamamen kapılmamalı. O zaman o insan kendi isteği dışında gitse bile yıkılır. Ben yıkılmak istemiyorum. Sen bana deprem mi olmak istiyorsun?"
-Bu havada gidilmez .
-Yağmur yağmasa, hava iyi olsa , aydınlık olsa, güneş çıksa gidebilir miydim yani?
-Güneşli günde de gidilmez. Aslında hiç gidilmez.
"Bir insanı doğumundan ölümüne kadar çok sevebilirsin ama bir noktada güvenmeyi bırakırsın. Güvenin olmazsa da hiç bir şeyin olmaz. Bu yüzden bence herkes yalnızdır bu dünyada , değilmiş numarası yaparız ölene dek. Aşk, acı çekmek için yaşanır ; güven kırılgan bir camdır eninde sonunda çatlar bir köşeden. Sen o acıyı tenine işleyebilecek , o camı çatlaklarına rağmen kırılmadan taşıyabilecek kadar güçlü ve cesur musun?"
Heyecanla okuduğum bir kitap daha.
Bazen insanın hatırlamadığı basit bir hatasının bile nelere mal olduğunu gösterdi bize Ada. İster kelebek etkisi desin Varis ister başka bir şey. Fark eder miydi hata hatadır işte. Aşk kör eder miydi insanın gözünü. Görmezden gelinir miydi basit bir hatanın büyük sonuçları. Sevgi üstün müydü tüm duygulardan? Adanın dediği gibi belki de çiçek küskündü toprağa açmak istemediğinden değil. Başka saksıya alıp beklemek gerekti. Bunun için de zaman .