Leonardo da onunla aynı fikirdeydi. "Eskizde hatunun lanet gülümsemesini yakalamıştım," demiști Crowley'ye, öğle güneşi altında soğuk şarap yudumlarlarken, "ama boyarken bozuldu. Tabloyu teslim alırken kocası şikâyet etti; ben de ona, Signor del Giocondo, sizden başka kim gõrecek ki?' dedim. Her neyse... șu helikopter denen şeyi bir daha anlatsana?"
Asıl büyük sarhoş benim uzaktaki
Ben ki tek damla şarap içmedim
Ekmeğin beyaz zeytinin siyah olduğunu biliyorum
Asıl büyük sarhoş benim uzaktaki
Benim kusturucu sarhoşluğum
Yoksulluğum..
Bulgar düğünlerinde gelinle damadın davetlilerin "acı" anlamına gelen gorçivo kelimesini söyleyerek yaptıkları tezahürat eşliğinde öpüşme adeti vardır. Düğün sahibi sağdıca şarap ikram edip "Şarap nasıl sağdıç?" diye sorar, sağdıç da "acı" cevabını verir. Âdet gelinle damadın şarabın (hayatın) acısını, öpücükle (mutlu bir evlilikle) tatlandırmasını ifade eder. -ç.n.