umut

Her şeyden ve herkesten etkileniyordu. Çünkü etki girişini durduracak bir kişiliği yoktu. Bir çuval. Delik deşik bir çuval. Yüzlerce kapısı olan boş bir bina. Ne pasaport, ne izin. İsteyenin girip, isteyenin terk ettiği çorak bir toprak. Bir yolgeçen hanı. Hep böyleydi. Hep böyle olmuştu. Hiçbir iniş, hiçbir çıkış yoktu. Yirmi sekiz yıllık bir çizgi. Dümdüz. Eğimsiz.
Sayfa 38·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ben bir aptalım. Bir aptal ne yapabilir? Sadece ağlar. Sadece kırar ve döker. Kimse beni sevmek zorunda değil. Kimse benim akıllı ve iyi olduğumu düşünmek zorunda değil. Ben hastayım. Tedavim yok. Tedavim ölüm. Beni benden başka kimse kurtarmayacak.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Suçladı. Herkesi. Kendini. Yalnız kalamadığı için. Yalnız bırakılmadığı için. Yanında daima insanlar olduğu için. Ve onların yanında daima aptal ve kötü olduğu için. Baskıya dayanamadığı için. Baskıdan nefret ettiği için. Bedeninde ve ruhunda bu kadar delik olduğu için. Ve o delikler, başkalarının düşüncelerinin geçebileceği genişlikte olduğu için.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerlerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. Aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağı çeker.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Aptal. Yedi hayata yetecek kadar duyduğu kelime: Aptal. Anne ve babasının uzun zaman önce kabul ettikleri bir hal: Aptallık. Ve bir aptalın ölmesi için fazla şey gerekmiyordu. Vicdanı taşıracak kadar hata ve göğüs kafesini parçalatacak kadar acı. Ayrıca kötüydü. Bunu kendisi iddia etmiyordu. Annesi söylüyordu. Hep söylemişti. Hep söyleyecekti. "Sen kötü bir çocuksun ve çok aptalsın!"
Sayfa 20·Kitabı okudu