Sardunya7

Sardunya7
@sardunya7
Hepimizin üstünde yüce bir varlık var.
"Ben" ile "öteki" arasındaki ilişki ancak "ötesi"yle irtibat kurulduğu zaman anlamlı bir zemine oturur. Çünkü mekânın sahibi ne sensin, ne ben ne de öteki; mekânın sahibi ötesi. Yani seni, beni, hepimizi var eden bir başka yüksek hakikat ve aşkın gerçeklik var. Ona odaklandığımızda birbirimizle daha az uğraşmaya başlarız.
Reklam
İhtiyaçlar sınırsız değildir, arzular sonsuzdur.
"Hırs" kelimesinin kök anlamı konuyu aydınlatmamıza yardımcı olabilir. Dilimize Arapçadan geçen hırs kelimesi h-r-s'den gelir ve bir şeyi aşırı derecede istemek ve arzulamak demektir. Kelimenin kökeni kendi kanını emerek ölen devenin hikâyesine uza-nır. Çölde günlerce su içmeden yaşama kabiliyetine sahip olan develerin sevdiği bir diken vardır. Bu dikenin adı haresedir. Deve bu dikeni yiyince ağzı kanar. Kendi tuzlu kanı dikenin tadıyla karışınca onu daha büyük bir iştah ve arzuyla yemeye başlar. Yedikçe kan kaybetmeye başlar fakat ağzındaki tattan da vazgeçemez. Yedikçe daha fazla yer ve sonunda kan kaybından ölür. İşte hırs da insanı böyle tüketen ve ölüme götüren kötü bir huydur. İnsanın kendi kanını içerek ölmesi ne korkunç bir sondur.
Hakk’tan gayrını bulmakta fayda nedir ve Hakk’sız cennete girmekte ne lezzet vardır? Var şimdi güzelce düşün ve isteklerin için bütün istenilenleri içermiş olan yüce bir maksat tayin et…