Sare Dilara

Anne çocuğa can verdiği gibi, verdiği canı geri de alabilir. Yaratan ve yok eden odur, sevgi mucizeler yaratabilir ama hiç kimse onun kadar yaralayamaz.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daha önce incelediğimiz anne ya da baba merkezli kişilere ilişkin duygusal gelişmeleri, anneye çocukça bir bağlılıkta takılıp kalmış erkekleri ele alalım şimdi. Bunlar sanki henüz süt bebekleri gibidirler. Bu adamlar hâlâ kendilerini çocuk gibi hissederler; annelerinin koruyuculuğuna, sevgisine, sıcaklığına, bakımına ve hayranlığına gereksinimleri vardır. Annelerinin koşulsuz sevgisini, salt çocuk oldukları için, çaresiz oldukları için kendilerine gösterilen sevgiyi ararlar. Bu tür erkekler kendilerini bir kadına sevdirmek istediklerinde çoğunlukla fazlasıyla yumuşaktırlar, bu durum o kadının sevgisi kazanıldıktan sonra da sürer. Oysa kadına (aslında tüm insanlara) olan bağlılıkları yapay ve sorumsuzcadır. Amaçladıkları sevilmektir, sevmek değil.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Günümüzde insanların mutluluğu eğlenmeye dayanıyor, eğlenmenin altındaysa "almanın", tüketmenin doygunluğu yatıyor.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Herkes birbirine olduğunca yakın olmaya çaba harcarken diğer yandan kendini tümüyle yalnız hisseder, tek başınalığının her zamanki sonucu olan derin bir güvensizlik, huzursuzluk ve suçluluk duygusuna gömülür. Uygarlığımız kişinin bu tek başınalığını bilince çıkarmasını engelleyecek birçok oyalayıcı şeye sahiptir: Her şeyden önce sıkıca düzenlenmiş ve makineleştirilmiş çalışma düzeni, insanı en temel insanca isteklerinden, kendini aşma ve bir olma halinden habersiz kılar. Bu tekdüzelik insanda bir doyum yaratmadığı için insan bu bilince çıkaramadığı sıkıntıdan eğlenceyle, eğlence sanayisinin ona sunduğu müzik ve filmlerle kurtulmayı dener, bundan başka eski eşyalarını değiştirip durmadan yeni bir şeyler alarak kendini avutur.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Emek sahipleri güç ve hünerlerini var olan piyasa koşulları altında sermaye sahibine satmak durumundadırlar, aksi halde açlıktan ölürler. Bu ekonomik yapı değerlerin hiyerarşisini yansıtır. Sermaye emeğe buyurur, sonunda cansız, ruhsuz şeyler yaşayan emekten, insanoğlunun gücünden daha değerli hale gelir.
Sayfa 104·Kitabı okudu