Ahlak kitaplarında iffetin bir tür özgürlük kaynağı olduğu belirtilir. Çünkü özgür olmak isteyen kişinin öncelikle tutkularının baskısından kurtulması gerekir. Râgıb el-İsfahânî, “En alçaltıcı kölelik şehvet köleliğidir." derken İbn Miskeveyh, iffet erdemini kazanmış insanın tutkularına kul olmaktan kurtulup özgürleşeceğini belirtir.
İnsanın gerçek karakteri, üzerinde çok düşünmeden hareket ettiği zamanlarda ortaya çıkar. İslam ahlakçıları ahlakı tarif ederken "kendiliğindenlik" üzerinde ısrarla durur.
İslam eğitim anlayışında ise "Bir şeyin şuyûu vukûundan beterdir." denilerek kötülükten sakındırmak için dahi kötülüğün anlatılmaması istenmiştir. Mesela mahkemede şahitlik etmek gibi bir zorunluluk olmadıkça duyduğumuz kötü bir sözü, dilimizin o söze alışmaması için aktarmamak gerekir.