Gecesiz bir güne uyanmaktan korkuyordu. Gündüz, gürültüsünde her sesi, kalabalığında her görüntüyü, aydınlığında her ışığı boğarken, sabırla gözlerini kapalı tutar, uykuyu beklerdi. Bir tek o duyardı birinci kattaki çocuğun kedisine elektrik verdiğini.
Göğsünde sabırsız bir yolcu onu dürtüyor, müthiş bir gitme isteği, nefes alıp verişini bozuyordu. Bunca ışık hangi yaşamları, hangi yüzleri, hangi öyküleri aydınlatıyordu kim bilir