Pelin Buzluk

Pelin Buzluk

7.0/10
30 Kişi
·
66
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.048
Gösterim
Adı:
Pelin Buzluk
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Ankara, 1984
1984’te Ankara’da doğdu. Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’ne girdi. 2008’de lisans eğitimini tamamladı.

Öykü ve yazıları 2002’den bu yana Varlık, Kitap-lık, Notos, Sıcak Nal, Dünyanın Öyküsü, Özgür Edebiyat, Akköy, Nikbinlik ve Kül Öykü dergilerinde yayımlandı.

“Deli Bal” adlı öykü dosyasıyla 2010 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülüne layık görüldü. Bu dosya, Varlık Yayınları tarafından Ekim 2010’da kitap olarak yayımlandı.
Birine görüneceğimden, daha doğrusu gecenin bu vakti uyuyamayıp camdan baktığıma göre, yalnızlığımın fark edilebileceğinden korktum.
“Herkesin, asla göremeyeceği halde
görmek istediği kayıp bir yüzü vardır.”


(Hasan Ali Toptaş)
Pelin Buzluk
Gecenin El Yazısı Öyküsünden
“Anne, benim saçlarım portakal rengi olsaydı, beni yine sever miydin?”
Kadın şaşkın, gülüyor.
“Ne içli çocuksun sen! Bunları düşünüp bir de ağlıyorsun. Elbette severdim, sen benim bebeğimsin. Ama iyi ki de öyle değil saçların...”
Tek satır yazmadı. Biliyordu, ne kadar konuşulursa konuşulsun sözcükler bazı duyguları anlatmakta acizdir.
Pelin Buzluk
Sayfa 52 - Can Yayınları
Bana yalnız değilmişim hissini vermeye çabalayanlar, yalnız kalabilir misin biraz? diye nezaketen bile sormadan gidiverdiler.
Pelin Buzluk
Sayfa 46 - İletişim
Kalabalıkta tanımadıkları onca insan, başka ağlayıcılar, herkes, kafasındaki “ölü” sözcüğünü takip ediyordu. Cenaze her kiminse, ruhu, ağlayan kalabalığın arasında geziniyor, yanaklardan süzülen yaşlarla elindeki gözyaşı şişesini dolduruyor, bir dikişte içiyordu. Ölüler gözyaşıyla beslenirdi. İyice doyduklarında, bu kez “ölü” olmaktan çıkar, daha çok bir fotoğraf karesinden bakmayı yeğlerlerdi.
Pelin Buzluk
Can Yayınları
Deli Bal Pelin Buzluk'un ilk kitabı, 2010 yılında bu eseriyle Nabi Nayır Öykü ödülüne layık görülmüş . Böyle olunca beklenti yükseliyor haliyle.

10 hikayeden oluşan bir konsept kitap bu. Deli Bal hikayelerden birinin ismi değil, Karadeniz bölgesinde çok yenildiğinde insanı delirttiğine inanılan, hatta zehirlenme vakalarının da bulunduğu acı bir bal türüymüş. Kitaptaki on hikaye de tadımlık , kısa hikayeler- hatta karanlık- hatta bazı açılardan sarsıcı. Yazar bu nedenle bu ismi vermiş olabilir öykülerine.

Neden konsept kitap diye düşünüyorsunuzdur herhalde- 10 kısa, genellikle karanlık hikaye yazmış Pelin Buzluk. Hikayelerin hepsinin başında farklı yazarlardan alıntılar var (ya da ithaflar). Hikayeleri de yazarların stilleriyle yazmaya çalışmış Pelin Buzluk. Tüm yazarları okumadığım için bunu ne kadar başarmış kesin bir yargıda bulanmayacağım ama Kafka, Sadık Hidayet, Hasan Ali Toptaş, Saint-Exupary, Füruğ Ferruhzad'a adanmış hikayelerde yazarlardan esintileri ya da göndermeleri hissedebiliyorsunuz birebir. Kafes'de Kafka'nın bir hikayesini okuduğunuzu düşünebiliyorsunuz mesela.

Hikayeler genel olarak sembollerle bezenmiş, çoğu karanlık ve gerçek üstü. Deneysel bir çalışma olmuş sanki. Ama yukarıda bahsettiğim yazarların ortak yanı da imgesel eserler çıkarmaları daha çok. Yani yazar kendi yazımına uygun isimleri seçmiş. Edgar Allen Poe da aklıma geldi, ona adanmış bir hikaye olmamasına rağmen (Gerçi bir hikayede sevdiğini anlıyoruz yazarın kendisini.)

Okumaya değer bir kitap genel olarak Deli Bal, ama Pelin Buzluk'un yazım tarzı hakkında tek çıkarabildiğim imgesel karanlık hikayeleri sevdiği. Bazı hikayeler, tıpkı gönderme yaptığı yazarlar gibi (Sadık Hidayet mesela), bazı kesimlere rahatsızlık verebilir. Ben beğendim ama, elime geçerse diğer kitaplarına da göz atmayı düşünüyorum açıkçası.
Devamlı takip ettiğim sahafın tavsiyesi üzerine aldım bu eseri. Kapağa bakınca Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü yazısını görünce dedim sanırım kitap güzel. Pelin Buzluk ismini hiç duymamıştım ve okumamıştım bunun da etkisiyle beklenti ne yüksek, ne düşüktü. Neyse kitaba bir başladım ki elimden aktı gitti. Muhteşem öyküler var; gizem, gerilim dolu. Psikolojik kurgularla kendini bulma çabasıyla farklı bir dille anlatılmış on hikayeden oluşuyor. Bir bölümünde Allah inancının sorgulanması çok dikkat çekiciydi ! Hiç beklemiyordum öyle bir tavır. Sanırım Sadık Hidayet'in düşüncesini bize yansıtmaya çalıştı. Muallaklarla dolu bir hikayelerden oluşuyor. Kimlerin tipinde yazmışsa öyküyü onun adını paylaşmış yazar. Kafka, Toptaş, Sadık Hidayet gibi Kafkaesk öykülerden oluşan bu eseri edebiyat sevenlere mutlaka tavsiye ederim.
Öncelikle okuduğum en ince ve en garip kitaplardan biriydi. Bunda kitabın adının anlamının ve bunun kitapta hiç geçmemesinin de önemi var tabii ki.

Deli Bal : Karadeniz’de üretilen, çok az yendiğinde faydalı fakat dozu kaçırıldığında delirttiği söylenen bir bal çeşidi. Kitabın arka kapağında yazar tarafından verilen bilgilerden öğreniyoruz ki eser, hacmi ve içeriği kıyaslandığında deli bala benzediğinden bu adı almış. Yani şöyle özetlemek gerekirse roman türü bir boks maçında rakibini puanla ve maçın sonunda yenmek zorundadır, öykü türüyse aynı maçta rakibini nakavt etmek zorundadır.

Toplam 10 öykü var ve konuları alışılmışın dışında. Psikolojik ögelerin ağır basması, kendini arama çabası, insanın kendisiyle empati kurma arayışları çok farklı kurgularla anlatılmış. Kimi öykülerde gerçeküstü dünyanın düşsel imgelerinin satırlara taşınışına, kimilerinde ise insanın kendi kendisini irdeleyip çözümlemesine şahit oluyoruz.

Sonuç olarak kitap 10 seriden oluşan bir film gibi, karanlık ve sisli bir havada yolunu bulmaya çalışırken bazen yolun kendisi olup kendini arayan insanları görebiliyorsun.

Bir eleştirim ise mistisizm yakalanmaya çalışılırken bazı kısımlarda Allah ve Kur'an'dan ayetler hoş olmayan betimlemelerde kullanılmış, yazar bu yönüyle benim için karikatürlerini okumaktan zevk aldığım fakat dini içerikli paylaşımlarını beğenemediğim bir Yiğit Özgür'e dönüşüyor. Ateist bakış açısıyla bakıldığında hayatı sorgulama gibi gözüken söylemler, teist bakış açısıyla bakıldığında saygısızlık halini alabiliyor.
Pelin Buzluk bu kitabı ile her yıl Sait Faik'in ölüm yıl dönümünde düzenlenen ve bu yıl 63. kez gerçekleşen Saif Faik Hikaye Armağanı ödülünün sahibi olmuştur. Başvuran 58 kitap arasından.

Konular genellikle namus laneti ile çepeçevre sarılmış, susturulmuş kadınlar, toplum baskısı yüzünden eş cinsel olduğunu saklamış insanlar, özgürlüğüne düşkün hayatlar.. Konular vurucu, dili ve sonları etkileyici. Bu tarz toplumsal konular eğer oturmamış bir üslubunuz var ise inanılmaz itici ve zorlama oluyor. Hatta bana dilinin acemiliğini saklayabilmek adına seçilmiş konular olarak geliyor. Ancak Pelin Buzluk bunun altından ustaca kalkmış.

--- spoiler ---

Kitapta sanırım Tozlu Cennet dışında sevmediğim bir hikaye olmadı. Konusu güzel ancak dilini yetersiz buldum. Düşünmeme, hayal etmeme fırsat vermedi. Bu yüzden kendimce hiçbir katkı sunamadım hikayeye.

Ama: "Bir kadının gülmesi neşeli ya da mutlu olmasından başka her anlama gelir çünkü." dediği Dördüncü'sü, "Öldüremedim çünkü yaşamanın bir yolunu buldu." dediği Gemisiz'i, oturup ağladığım Uçurum'u enfesti bence.

Kapanışı kitabın kendimce en güzel öyküsü olan "Ortanca Oysa" ile yapacağım.

"Yukarı mahallede bir kadını kocası ortalık yerde doğramıyordu da mesela, bu kadın eteğinin beline sokulu çiçeklerle kırda dans ediyordu. Kalabalıkla bir, evin yıkılmasına, üzüm bağının dümdüz edilmesine karşı çıkan uzun bir delikanlıyı polis vurmuyordu. fışkıran kanı değildi, sevgilisine kokmak için bağrına doldurduğu hunhar gül başlarıydı."
--- spoiler ---
Çok farklı bir kitap. Önce kimdir nedir acaba dediğim belkide biraz önyargılı yaklaştığım bir kitaptı. Ama güzeldi daha doğrusu farklıydı. Okunmalı herkes farklı hissedecektir bundan eminim
Kitaptaki hikayeler bana hitap etmedi. Karakterlerin gerçeküstü iç dünyalarına bir türlü giremedim. Görünen ile görünmeyen arasında gidip geldim adeta yolumu kaybettim.
Sanırım benim için uygun bir zaman değildi bu kitabı okumak. Belki ilerde bu ödüllü yazara tekrar dönerim...
Kim bilir.
Farkli bir kitapti. Kitap kisa kisa on hikayeden olusuyor. Her hikayenin basinda farkli bir yazardan bir alinti var. Hikaye o alintinin ruhuna uygun olarak yazilmis gibi. Hosuma gitmeyen taraf ise hikayeler bana fazla kisa geldi. Tam hikayeye uyum saglamaya baslamisken birden yeni bir hikaye farkli bir tarz, uyum saglamakta biraz zorlandim. Sanirim ben uzun hikayeleri daha cok seviyorum.
Yazarla tanışma kitabım. Kısa hikayelerin mevcut olduğu 84 sayfalık, 2017 yılı Sait Faik Hikaye Armağanı almış bir kitap. Baskı gören (her zamanki gibi) kadınlarımız, eşcinsel temalar, "namus" saçmalığı gibi konular üzerinden giderken çok ince ve güzel tespitler sunmuş yazarımız. Genel hava tabi karamsar, biraz bunalabilirsiniz normaldir. En sevdiğim kısım "Dördüncü" hikayesi ve bu hikayedeki "Bir kadının gülmesi neşeli ya da mutlu olmasından başka her anlama gelir çünkü." cümlesiydi. Hikaye seven biriyseniz bir bakıverin derim. Zaten internet üzerinden 7 liraya alabilirsiniz.
Eski Yüz" Yazarla tanışma kitabım oldu. Kısa kadın hikayelerinin olduğu 84 sayfalık küçücük bir kitap. 2017 yılında "Sait Faik Hikaye Armağanı" almış. . Hikayelerin konuları neler mi? Off tabi her zamanki konular. Baskı gören, aile-içi şiddet, taciz, eşcinsellerin yaşadığı zorluklar, ne yaparsak yapalım bitmeyen, kadına yönelik sözde namus, töre ile ilgili en yakınlarından alınan yaralar...Içimizi ısıtmayan, hatta buz gibi yapan ama gerçek öyküler. Öykü severlerin seveceklerini düşünüyorum.
Gerçeküstücülüğün tutam tutam gerçeklikle harmanlanması, üstüne de güçlü bir anlatım yeteneği... Kitabı okuyan üç kişiydik ve ortak düşüncelerimiz şöyleydi; başlıklar daha dikkatli seçilirse, hafızada daha kalıcı olabilirdi, bazı hikayeler daha farklı noktalara giderek daha sarsıcı olabilirdi, öykü temaları değişikti daha derin anlatılabilirdi. Yine de severek beğenerek okuduk.

Yazarın biyografisi

Adı:
Pelin Buzluk
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Ankara, 1984
1984’te Ankara’da doğdu. Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’ne girdi. 2008’de lisans eğitimini tamamladı.

Öykü ve yazıları 2002’den bu yana Varlık, Kitap-lık, Notos, Sıcak Nal, Dünyanın Öyküsü, Özgür Edebiyat, Akköy, Nikbinlik ve Kül Öykü dergilerinde yayımlandı.

“Deli Bal” adlı öykü dosyasıyla 2010 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülüne layık görüldü. Bu dosya, Varlık Yayınları tarafından Ekim 2010’da kitap olarak yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 66 okur okudu.
  • 49 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.