Dünya tüm anlamını yitirmişti. Her şey beni öylesine kabaca yaralıyordu ki, nesnelerin kavramını yitiriyordum, içimde beni tüketen bir tek şey vardı: Acım, eskisinden de güçlü göstermişti kendini, gizlenmek, ölmek, yok olmak isteyerek sıramın üzerine yıkıldım.
Pencereden bak, Zeze. Hava ne güzel, gökyüzü masmavi, bulutlar birer küçük koyunu andırıyor. Tam göğsündeki küçük kuşu özgürlüğe kavuşturduğun günkü gibi."