sarê

Tanrıya son sözümü söyledim; Terbiye borcum yok dünyaya...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mektuplarını sen yazmadan önce okudum ve sana gözyaşlarımı hediye etmeye karar verdim.Al avcuna doldur, yüzündeki kabukları soy; kırmızının sızısını gör. Sokakta birine rastlayana kadar git. Ve, ve, ve asla geri dönme. Ama merak ediyorum ; sana hiç aşık olundu mu?
Hala, habire olur olmaz oğlanlara aşık oluyorum
Ne olur, bana en güzel yalanı ver. Bir an için hiç bitmeyeceğini sandığın bir yalan. Çünkü en gerçeği, en sahicisi bu... Ay ışığı ulurken balkondan düşürdüğün terlikleri toplayacağım. Kırık fayanslarına takma kirpiklerimi takacağım. Sana ait olan bir yalan daha bulacağım. Bir düşü süsleyebilecek kadar gerçek olacak ya da bir gerçeği yok edebilecek kadar yalan...
İçeride birileri ölüyor” dedi arkadaşım O kadar yakınlar ki soğuk vedaya artık işe yaramayacak hiçbir merhaba,,