Akıllı bir kadın bir erkeği nasıl idare edeceğini bilir. Her kadın bir eş olabilir ama iyi bir eş olmak akıllı olmayı gerektirir. O yüzden de kendini ezdirmemek ve kendi fikirlerini ona empoze ederken bu fikirler onunmuş havasını verebilmek ve onu bunları akıl ettiği için göklere çıkarmak gerekir.
Ama Mary her zaman uzağı göremeyen biri olmuştu. Her zaman bir bulanıklık içinde yaşadı. Onu neyin ya da kimin beklediğiyle ilgili gerçek görüntüyü asla göremedi. Düşünce yapısı da aynı durumdaydı, ileriyi göremiyordu. Hatta defalarca burnunun ucundaki şeyi bile görmemişti. Hep görmek istediği şeyi görmeyi, inanmak istediği şeye inanmayı seçmişti.