bastırıldığında bir kurtuluş vaadi olarak görünebilen arzu, geri dönerken taşıdığı bütün vaadleri terk ettiğinden, kendini bir arsızlık olarak tüketiyor.
bakılanla kurulan ilişki aslen bir seyir ilişkisine, sözün kendisi bir vitrine dönüştü. Birçok şey gösterildiği için ve göründüğü kadarıyla var olduğu, sergilendiği için seyredildigi kadarıyla değer kazandığı bir toplum çıktı ortaya. Epeydir vitrinde yaşıyoruz hepimiz.