“Acı, içimi yakan acı, ah ciğerimi dağlayan acı…”
Bir Bulgar şairin, Aleksandır Gerov’un yazdığı en kısa şiir. İşte acının tüm aşamaları -ilk hissedildiği andan, tahammül derecesini aştığı ana, ona yalvarma, onu yatıştırma, ondan merhamet dileme girişimine kadar…
Hastalık, gerçekleşmemiş konuşmaları ve ertelenmiş yakınlığı ortaya çıkarmıştı. Birdenbire yanınızdaki, her zaman var olacağına inandığınız kişi, ölümlülüğüyle ışıldamamaya başlıyor, saydam ve kırılgan hale geliyor. Hayatının ipliği, sonbahar güneşinde aniden görünür hale gelen örümcek ağları gibi parlıyor.45
Elimizde en azından, anne babamızın ölümünü yalnızca bir kez yaşadığımıza dair tesellimiz kalıyor. Kendi ölümümüzden söz etmeye bile gerek yok. Onu bir kez bile yaşamayacağız.