O anda duyduğum teessürü ve savaşa karşı nefreti hiç unutmayacağım. Fakat, biz savaş yapmaya mecburduk. Çünkü düşmanlar evlerimize kadar gelmiş, savaş istesek de is temesek de, yurdumuzu yakıp yıkacaklardı. Niçin? Çünkü, bir veya birkaç siyaset adamı Yakın Doğu'nun haritasını değiştirmek hevesine düşmüşlerdi.
Memleketimizde Erzurum'dan, İzmir'e kadar kanlı bir yol vardır. Orada ölenlerin her biri isimsiz ve memleketlerini esirlikten kurtarıp hür ve müstakil bir yurt yaratmak için canlarını vermişlerdir. Onlardan biri olmak ve o yolda can vermek benim için daima kâfi bir mükâfattı.
Hep aklımdan, Babillilerin meşhur kadını Kurretulayn'ın idam edilmeden önce Farsça söylediği cümle geçiyordu:
— Ayaklarımı yerden kaldırın ki, yüksekten dünyayı daha iyi göreyim.