Kişinin kendi yaşamını, mutluluğunu, gelişmesini, özgürlüğünü olumlamasının kökleri onun sevebilme yetisine bağlıdır. Ya da ilgi, sorumluluk ve bilgisine dayanır. Eğer kişi üretken bir biçimde sevebiliyorsa, kendini de seviyor demektir. Sadece başkalarını seviyorsa, hiç sevmiyor demektir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanları sevmek, çoğu zaman sanıldığı gibi belli bir kişiyi sevmenin ardından. gelen soyutlama değil, bir kişiyi sevrek kazanılacağına dair bir önermedir.
Birini sevmek, sevme gücünü kuvveden file çıkarıp (ortaya döküp) yoğunlaştırmaktır. Sevginin içerdiği temel onaylama tümüyle insana has niteliklerin sevgiliye yönelmesinden başka bir şey değildir. Bir kişiyi sevmek demek tüm insanları sevmek anlamına gelir böylece.
Freud, bencil kişinin sevgiyi başkalarından alıp kendine yönlendirdiği için narsist olduğunu söylemiştir. Bencil kişilerin başkalarını sevemedikleri gerçektir. Fakat kendilerini de sevme yetisinden yoksundurlar.
Bencillik ve kendini sevme aynı olmak bir yana, birbirlerinin zıddıdır.Bencil kişi kendini çok fazla değil çok az sever, hatta kendisinden nefret eder. Üretici olmamasınin bir belirtisi olan bu kendinden hoşlanmama ve kendine ilgi göstermeme, onu boş ve huzursuz kılar.