Narsist, despot, sahiplenici kadınlar çocukları küçük olduğu süre içinde "seven" anne olmada başarılıdır. Çocuğu ayrılma sürecindeyken sevebilen anne ancak çok vererek mutluluğa eren, varlığının kökleri sağlam, gerçekten seven kadın olabilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cinsel sevgide ayrı olan iki insan bir olmaktadır. Anne sevgisinde ise bir olan iki kişi ayrılmaktadır Anne bu ayrılığı sadece hoşgörü ile karşılamamalı, ayrıca bu ayrılığı isteyip körüklemelidir.
Bebeği kendi parçası olarak kabul ettiği sürece, annenin sevgisi ve aşırı düşkünlüğü narsisizmini doyurmaktan başka bir şey olmayabilir. Bir başka dürtü annenin güce ve sahip olmaya duyduğu istekte bulunabilir. Çocuk tümüyle çaresizdir ve annesinin isteminin nesnesidir. Etken olmaya ve sahip olmaya tutkun bir kadın için çocuk doygunluğun doğal bir nesnesinden başka bir şey değildir.
Görünen odur ki anne sevgisinin gerçek başarısı annenin bebeğe karşı duyduğu sevgide değil, büyüyen çocuğa duyduğu sevgide yatmaktadır. Aslında annelerin büyük çoğunluğu, bebek küçük ve onlara tümüyle bağlıyken seven annelerdir.
Kişinin kendi canından kanından olanı sevmesi pek büyük bir başarı değildir. Hayvanlar da yavrularını sever onları korur. Çaresiz kişi, yaşamı ona bağlı olduğu sürece efendisini sever. Çocuk, anne babasını onlara gereksinimi olduğu sürece sever. Bir amaca yönelik olmayan sevgide ancak gerçek sevgi açılıp gelişir.