Sana verebileceğim en iyi tavsiye, hayatta istediğin şeyler için kendinden başka kimseye güvenmemendir, dedi. Sahip olduğum her şeyi kendi çabalarımla elde ettim. Önüne hazır konan şeylerle büyüyemezsin.
Kendi mutlağından nasıl kurtulmalı? Bunun için, içgüdülerinden yoksun, hiçbir ismi olmayan ve kendi suretini tanımayan bir varlık tahayyül etmek gerekir. Fakat dünyadaki her şey bize hayatlarımızı yansıtır ve gece bile, kendimizi hayranlıkla seyretmemize engel olabilecek kadar yoğun değildir asla. Kendimiz için fazla mevcut olduğumuzdan, doğum öncesi ve ölüm sonrasındaki namevcudiyetimiz bizi sadeçe bir fikir olarak, o da çok kısa süreliğine etkiler; sürüp gitmemizin ateşini, bozulan ama yine de ilkesi itibariyle tükenmez olan bir ebediyet gibi hissederiz.
Kendine tapmayan kişi daha doğmamıştır. Yaşayan her şey kendisini çok sever; hayatın derinlikleriyle yüzeyini kasıp kavuran dehşet başka türlü nereden gelirdi ki? Herkese göre evrendeki tek sabit nokta kendisidir. Eğer bir insan bir fikir için ölürse, bunun nedeni fikrin onun fikri olmasından, onun hayatı olmasındandır.