Ceren

Ceren
@saxi
5 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
İnmamaktan korkmak
Bu mizaçta çok insanlar vardır. İnançları sağlam bir temel üzerine kurulu değildir. Hiçbir şeyi iyi bir şekilde inceleyemez, muhakeme edemezler. Çok defa şüpheler içinde yuvarlanırlar. Fakat inkârdan korkarlar. Cezalandılmak endişesiyle titrerler. İnanmamak tehlikeli olabilir. Lakin inanmaktan ne zarar gelir? Bunun için ne yapar yapar her ihtimale karşı inançlı bulunmaya uğraşırlar.
Sayfa 127·Kitabı okuyor
Reklam
Kimse bir son istemiyor
İçinde bulunduğumuz hayat bizim için muammaların en büyüğüdür. Ve henüz içine girmediğimiz öteki dünya şüphesiz daha karışık bir sırdır. Parlak güneşin altındaki bu gezegene türlü türlü manalar verdikten sonra gözlerimizi kapadığımız saniyeden itibaren her varlığın üzerine simsiyah ve sonsuz bir perde indirerek " işte ölüm budur!" dersek kimseyi memnun etmiş olmayız.
Sayfa 118·Kitabı okuyor
Geçim derdi ile yazan akıllanır
Birkaç satır için haftalarca didinir. Gerçi düşünüşü yazış tarzı kimsenin yazdığına benzemez. Sözlerinde zihinleri boğan siyah bir derinlik vardır. Öyle zor beğenişle yazar ki, ne demek istediğini kendi bile anlamaz, anlayamaz. Yeni hevesler içinde bu merakla bocalayan gençler çoktur. Süzülüp süzülüp bütün fikirlerin, bütün üslüpların üzerinden aşarak uçmak isterler. Bu kendi zevkleri için yazan yeni heveslere mahsus bir fanteziyedir. Geçim derdi ile bir gazete idarehanesinde yazarlar heyeti masasına oturan bir yazar, üç günde bu tuhaf illetten kurtulur, şifa bulur. Çünkü orası âdeta bir yazı örsüdür. Kuyumculuk eder gibi satıra bir inci yerleştirmek için yarım saat düsünmeye vakit yoktur. Cümleler, açık, kolay anlaşılı ve duru olacak.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
Döngü
Günah içinde sönen dünyalar en çok dövülmüş kızıl nar halinde maddi manevi bozulmuşluktan, çürümüşlükten kurtulup temizlendikten sonra tekrar hayata doğar. İhtiyarlığın sonu ölüm ve cifedir. Hayatın öncesi de ateştir.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Beyoğlu caddesinden geçerseniz yüksek, sağlam yapıların yüzlerinde memleketin uğradığı sürekli felaketlerden bir iz, bir yıkaklk eseri göremezsiniz. Bu uğursuzlukların, sıkıntılanın ağırlığı altında inleyen, çöken, biten İstanbul'dur.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Reklam