Furkan Saydam

Furkan Saydam
@saydamfurkan
Size sıradan biriymişsiniz gibi davranan hiç kimseyi sevmeyin.
Mühendis
SDÜ
İstanbul
64 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
El Fıkhu'l Ekber - İmam Azam Beyan Yayınları / 125 syf Puanım : 9 İmam-ı Azam Ebu Hanife, takva sahibi, fakih ve gıpta edilen bir adamdı. Kendisi Hanefi mezhebinin kurucusudur. Yaşamı boyunca pek çok ilimle meşgul olmuş ancak en çok fıkıh alanında öne çıkmıştır. Emevilerin son Irak genel valisi İbn Hübeyre kendisinden kadılık yapmasını talep etmiş ancak Ebu Hanife bu teklifi kabul etmemiştir. Talebi geri çevrilen vali hışımla Ebu Hanifeyi cezalandırmış ve 110 kırbaç vurulmasını emretmiş. Kadılık görevini ısrarla reddetmesi  Ebu Hanife'nin kırbaç ve hapis cezasının sürmesine yol açmış, Ebu Hanife üzüntü içerisinde çok geçmeden vefat etmiştir. İmamı Azam eserde Allahın isim ve sıfatlarından başlamış, iman inkar meselesi, mürtekib-i kebire, ruyetullah gibi pek çok kelami konuya değinmiş ardından fıkıh ilminin fazilet ve gerekliliğini beyan edip bazı konulara hükümler getirmiştir. 2017 hazırlık yılımda beyan yayınlarının 2 dil bir kitap projesi içinde çıkarmış olduğu bu nadide eseri heyecanla almış ancak çok fazla ilerleyemeden bırakmıştım. Henüz kelam ve fıkıh alanında hiçbir şey bilmiyor ve işin içinden çıkamıyordum. Ancak bu yıl kitabı tekrar okuma fırsatı buldum ve nasiplenebildim. Her ne kadar ilahiyat çatısı altında kelam ve fıkıh dersleri almış olsam da okudukça işin içinden çıkamadığım konular oldu,, neticede İMAM-I AZAM Etkilendiğim beni şaşırtan bir noktaya değinmek istiyorum. Ebu Hanife'nin pek çok konudaki keskin tutumu beni hem düşündürdü hemde ürpertti. Örneğin ; bir kul Allah semada mıdır yoksa arzda mıdır bilmiyorum demesi onu kafir yapar diyor. Bunu da şöyle temellendiriyor : Kul dua ederken ellerini semaya kaldırır ve yukarıya yönelir aşağıya değil. Zira aşağı Allah'ın rububiyet ve uluhiyet vasfına uygun düşmez. Burada arzı Allah'ın yüceliğine aykırı
Din
el-Fıkhu'l Ekberİmam-ı Azam Ebu Hanife · Beyan Yayınları · 2016427 okunma
Furkan Saydam
Selamun Aleyküm Bir meseleyi zannederim yanlış anladınız elimden geldiğince izaha çalışacağım. Öncelikle şunu söylemeliyim Beyan Yayınevi'nden çıkan kitabın 119. sayfasında aynen şöyle bir metin var kitabınız elinizdeyse kontrol edebilirsiniz. Ebu Hanife'ye ''Eğer Allah Teala nerededir? diye sorulursa diye sordum. O kimseye: Yaratılmadan önce mekan yoktu, halbuki Allah vardı. Yaratılmışların hiçbiri yok iken, ''nerede'' kavramı mevcut değilken Allah vardı. O her şeyin yaratıcısıdır diye söyle.'' Gördüğünüz gibi aslında bu cevap Allah'a mekan isnad etmediğini gösteriyor. Peki sizin aklınızda soru işareti bırakan kısmın izahatı nedir? Molla Aliyyülkârî (Tanınmış Hanefî fakihi, muhaddis, müfessir ve kıraat âlimi.) de İmam-ı a’zam Ebu Hanife’nin bu sözü hakkında şu açıklamayı yazmaktadır: “İmam İzz bin Abdusselâm, Hillu’r-Rumûz adlı kitabında İmam Âzam’ın şu sözünü kaydediyor: Kim Allah’ın yerde mi gökte mi olduğunu bilmiyorum derse, kâfir olur. Çünkü bu söz, Allah’ın bir mekânı olduğu düşüncesini akla getirir. Allah’ın mekânı olduğunu düşünen kimse ise Allah’ı yaratıklara benzeten kişidir. Şüphe yok ki İbn Abdusselâm alimlerin büyüklerinden biri olup sika (güvenilir) bir âlimdir.” (bkz. Fıkh-ı Ekber Şerhi, “Miraç ve Allah’a Mekân İsnadı” kısmı) Yusuf-i Nebhanî de bu açıklamayı nakletmektedir: “Bir kimse, “Allah’ın yerde mi gökte mi olduğunu bilmiyorum” derse, kâfir olur. Zira bu söz, Allahü teâlâ için bir mekân var da o kimse bunda şüphede imiş vehmini verir.” (Şevahidü’l-Hakk, s.218) Son olarak kitaptaki ''Allah'a dua ederken yukarıya yönelir, aşağıya değil.'' kısmı ile yeni bir paragraf başlamıştır. Dolayısıyla kitaptaki ilk paragrafın temellendirmesi olarak değil de başka bir konuya geçiş başka bir soruya cevap ( Bu soru kuvvetle muhtemel : Neden Allah'a dua ederken ellerimiz yukarıya doğru açarız? ) olarak değerlendirip anlaşılması daha doğru olacaktır. Umarım anlatabilmişimdir, böylesine hassas bir itikadi konuda şüpheleri gidermenin çok önemli olduğunu düşündüğüm için yorum yaptım. Allah ilminizi arttırsın.
Reklam
Yıldız Kenter ne güzel söylemiş: Hatalı olduğunu anlayan bir insanın, hatasını telafi etme çabasını gördüğümde özür beklemem. Verdiği çaba, bana özürden daha samimi gelir.
1000Kitap
Furkan Saydam
Sürekli hata yapıp düzeltmeye çalışanlara ithafen ; Kusura bakma ben yapboz değilim. Özür dilemek çok kıymetli bir şey ama değer vermek böyle bir şey değil. Özür dileyecek bir şey yapmamak için kılı kırk yarmak değer vermektir.