Bir sistem, parçaları ölünce ölür. Parçalar, hücreleri ölünce, İnsan vücudunda trilyonlarca hücre vardır. Her hücrede onbinlerce molekül. Moleküller, belirli bir düzende bir araya gelirler. DNA, bu düzenin şifresini verir. Bu şifre doğrultusunda molekülleri bir araya getirmek kabildir. Tek tek onarır, yeniden yerlerine koyabiliriz. Moleküler mühendislik denilen şey budur. Bu nedenle, ölüm bir mühendislik probleminden ibarettir.
Engels, diyalektiğin bu üçüncü yasasını "İptalin iptali" ("Negation of the negation") olarak tanımlar. Şöyle düşünün: Kelebeklerin yumurtadan çıkmaları, yumurtanın iptali anlamındadır. Yumurtadan çıkan kelebek, bir dizi değişimden geçer, olgunlaşır, çiftleşir, yumurtlar ve ölür ki, bu da kelebeğin iptali, yani ilk yumurtanın iptalinin iptali demek olur. İnsanın ölümü iptal, Tanrı ile bütünleşmesi ölümün iptalidir. "İptalin iptali" bir üst aşamayı teşkil eder.
Hikayeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, ruh eve sığmıyor...Bülbülün çilesi, yazarın zulası...İnceden sarma bir sigara, inceden bir bardak...Jack Danyel isimli bir şişe, Hicran isimli bir yara, tuhaf isimli bir roman. Kafamız iyi, açmayın kapağı, biz böyle iyiyiz.