Sude

Sude
@sayfa_arasindaki_papatya
İnsan;eli kapıya sıkıştığında "geçmiş olsun,ver bakayım" diye endişeleneni olmayınca anlıyor gerçekten yalnız olduğunu🙂
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Güne şöyle bir mesajla başlamanın güzelliğiii🥰
Bugün birşey farkettim;
İnsan sevdiğine kırılsa da nefret edemiyormuş~
Taç yapmakla koparamamak arasındayım.İnsan sevdiğine kıyamıyor.Hani koparıp yanında taşımakta sevdiğinden,dalında bırakıp uzaktan izlemekte Aşk da böyle birşey olsa gerek...
10/10
·83 syf.··
2026 2. kitabı
Zweig'ın diğer kitaplarında da görüldüğü gibi psikolojiyi bu denli hissiyatlı yansıtması kitabı okumaya değer kılıyor. Sürekli aynı yeri, aynı nesneleri görüp kimseyle konuşmadan yaşaması ve elinden hiçbir şey gelmeyişi; kısaca çaresizliği, yazarın tabiriyle "hiçliği" tam anlamıyla yansıtıyor. Buna karşın başkarakter olan Dr. B.'nin hayatta kalmak için verdiği çaba, zihni ikiye bölüp kendine karşı verdiği kazanma mücadelesi okurun bile zihnin sınırlarını zorluyor. Gelin kitabı diğer bir açıdan ele alalım. Zweig psikolojiyi Nasyonal Sosyalizm'i yansıtmak için aracı kullanmış. Zekicee. Czentovic'in kaba ve ezici gücü Nazi Almanyası'nı, Dr. B.'nin ise parçalanmış ama direnen Avrupa aydınını temsil ediyor. Dr. B. oyunu kazanabilecekken travması tetiklendiğinde masadan kalkmak zorunda kalır. Bu, entelektüel dünyanın kaba kuvvet karşısındaki psikolojik kırılganlığını simgeliyor. Kısaca, dönem Avrupası'nın küçük bir modelini satranç tahtası üzerinden anlatmış. Özellikle psikoloji sevenlere kesinlikle tavsiye ederim:)
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma