geç kalınmış gibiyim bazı şeylere
söylenmeyen söz, tutulmayan el, gecikmiş randevu.
vestiyere asılmış gibi ağır gelen gövdem,
peygambere komşusuzluk, trenlerimi yutuyor
koca bir gar gibi, bomboşum… sanki devrilmiş şimendiferlerim…
sanki radyodan çıkmaya çalışan kuşlar fısıldıyor sıradaki parçayı…
yıldızları sevmiyorum diye durmuyorlar ya göğün alnacında, parıldayan ay.
içi geçmiş bir fıçı gibiyim, o iyi dileklerim de demleniyor içimde…
hayat işte bu kadar tutuk bırakıyor insanı, sen ağlıyorsun bilmem kaç yüzüncü kez!
Sayha Develi / eyv(ah)