Acaba "çok çocuk yetiştirmek lazım!" diye, kaloriferli odalarında kristal yazı masalarının başında "laf ile dünyaya nizamat" verenler, bu "çok çocuk"ların halini bir gördüler mi?
Üç beş maddelik bir kanun müsveddesi hazırlayarak bütün işleri halletmeye kalkmak, memleketin içtimaî bünyesindeki karışıklığa, iktisadî münasebetlerdeki sakatlıklara bile bile gözleri yumarak tatlı bir rüya âlemine dalmak değil midir?
Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim. Bu kadar efendim.