Metro 2033Dmitry Glukhovsky
Daha önceki gönderilerimde de kitabın beni sıktığını paylaşmıştım. Kitabın yarısına gelene kadar bu böyle devam etmişti. Yarıya geçtikten sonra içimde bir heyecan dalgası kabarmaya başladı. Ve sona gelirken gerçekten heyecanla başından kalkamadan okumaya başladım. Sonda ters köşe olmadım diyemeyeceğim. Serisini aldığım için pişmanlık duymuştum kitaba başlarken fakat şu anda iyi ki almışım ve bir sonraki kitabı beklemek zorunda değilim diye düşünüyorum.
Kitapta ne ararsanız var; siyaset, din, ekonomi, sosyoloji, psikoloji, tarih... Beni özellikle din ile ilgili olan kısımlar cezbetti. Yapılan tanımlamalar, verilen örnekler oldukça yerinde ve özenliydi.
Şimdi 2.kitaba heyecanla başlıyorum.
...Dünyadaki her şeyin anlamını yitirdiğini sandı, üstlendiği misyonun, değişen bir dünyada insanın hayatta kalma çabasının anlamını yitirdiğini düşündü, içeride hiçbir şey bulunmuyordu, boş ve karanlık zaman tünelinden başka hiçbir şey yoktu, o da herkese açıktı. Bu tünelden geçerken her insan yolunu şaşıracaktı, "doğum" istasyonundan "ölüm" istasyonuna kadar şaşkın şaşkın gitmek zorundaydı. İnancın peşinde olanlar, bunu tünelin yan sapaklarında arıyorlardı. Oysa var olan sadece bu iki istasyondu, doğum ve ölüm istasyonları, tünel de sadece bu iki istasyonu birbirine bağlamak için inşa edilmişti.
Yavaş yavaş anlamaya başlamıştı, bazı gizemler, kimse onları çözmek istemediği için insana muhteşem geliyordu, sorular da yanıtlarını kimse bilmesin diye vardılar.