Bakınız ne umut dolu bir pencere.
Dün saatlerce ağlamış olabilirsiniz.
Ne güzel çocuklar.
Sabah zor kalkmış da olabilirsiniz.
Ah, ne güzel bir hava.
Canınız yaşamak istemiyor bile olabilir!
Sabah siz istemeden size bir kahve yapılması nasıl da hoşunuza gitti, değil mi?
Bol bol teşekkür ettiniz, tüm güler yüzünüzle.
Vermeyin efendim negatif mesajlar, saçmayın ortalığa karanlık enerjinizi!
Çok basitsin. Çok sığsın. Sen çok çoksun.
Terbiyesizlik yapmayın, ben size siz diye hitap ediyorum; seviyenizi koruyun.
Benden sonrası tufan. Sor bakalım umrumda mı.
Umrunuzda değilse bunca şey neden?
Sus artık. Sus artık.
Alo? Merhaba. Oberon? Ha afedersin Atticus. Şey, sana olan ilgim geçti de; aradan çıkıp bana da bir zihin bağı yapsan da, Oberon'la bir görüşsem? Bir şey soracaktım... Ne? Hayır, tavsiye değil; gelip benim köpeğim olabilir mi diye soracaktım.
Alo?
Alo?!
Dövmeci
<Vay canına, bu adam çok yetenekli Atticus. Sence ceplerinde başka ne vardır? Benim için kalın bir sosis de olabilir mi?>
Az kalsın kadehleri düşürüyordum. Tanrılar adına Oberon, kimsenin seni duymaması çok iyi bir şey. Bir erkeğe cebinde kalın bir sosis olup olmadığını sormak hiç kibarca olmaz. Özellikle de bu adama.
<Neden? Sosise karşı bir düşmanlığı mı var?>
Tekilaları koyan İsa yüksek sesli bir kahkaha attı. “Köpeğini sevdim Siodhachan,” dedi. Başını çevirip Oberon’a baktı. “Merhaba Oberon. Ben de dediklerini duyabiliyorum ve şunu itiraf etmeliyim ki sosislere karşı bir düşmanlığım yok. Ama bence sosisleri pantolonun içinde tutmak ve ne zaman dışarı çıkartacağını bilmek, en önemli şey. Benim rahiplerim bile bu konuda sorunlar yaşıyor. Neyse ki mevcut durumda, yapılacak en doğru şeyin ne olduğu gayet açık.” Kadehleri çıkarttığı cebinden uzun bir soppressata çıkarttı. “Bence bu açlığını giderir. Siodhachan, bana bir iyilik yapıp yiyebilmesi için üzerindeki kâğıdı çıkartır mısın?”
<Ah, et suyundan göller adına! Teşekkürler İsa! Atticus, neden bizi daha önce tanıştırmadın?>
İsa bir kahkaha daha attı. “Bir şey değil Oberon. Bu soruna ben cevap vereyim. Nadiren ziyarete gelirim. Arkadaşın bu yüzden bugüne kadar seni benimle tanıştıramadı.”
Önceden ulaşmak için
Uyumadan hayal ettiğin
Artık elini sürmediğin
Eski, geçkin heveslerin :)*
Hatırlamıyo'sun di' mi?
Hatırlamıyo'sun di' mi?
*Solistin dalga geçer sesini, ince bir dudak kıvrılışı ile gülümseyişini duyabilirsiniz.
Şarkı yorumda.
<Bence hayat da doğru yaşarsan etli bir kemik gibi. Keyfini çıkartır ve işin bitince gömersin. Keyif almıyorsan berbat olur ama yine gömmek zorunda kalırsın. Bu yüzden hayattan keyif almakta fayda var derim.>