Herkese merhaba uzun zaman sonra bir inceleme ile geldimmm.
Roman Türk edebiyatının toplumsal gerçekliğine adeta ışık tutan cinsten.Gerek gelin-kaynana ilişkisi gerek kadının o dönemdeki yeri gerek toplum baskısı ve cahillik kitapta epey bir karşımıza çıkıyor.
Kitapta Nazan ve Mazhar baş karakter ha bir de mazhar'ın annesi var tam bir kaynana bütün olayı başlatan bütün her şeyin başı..
Yaptıklarını okuyunca ciddi anlamda bu kadar da olmaz dedim ama her okuduğumda dahasını da gördüm..
Ah Nazan.. Hele o nazan.. Sessiz,uysal,saf..
Kaynanasının türlü oyunlarına bile olsun bir bildiği vardır diyerek yaklaşan iyi niyetli bir karakter olarak karşımıza çıkıyor.Nazan bir nevi o dönemki kadınların yansıması..Evine bak, temizliğini yap, sesin çıkmasın,hakkın olmasın,aman anneme belli etme.Ya nalan'ın duyguları?
Gelelim Mazhar beye... Ne desem bilemedim iyi mi kötü mü algılayamadım.Ama ne olurdu annenin gazına gelmeyip biraz karının yanında dursaydın belki her şey çok daha farklı olabilirdi..
Bir diğer karakter kaynanaya gelecek olursak.
Yani bütün sinirimi bütün öfkemi kusmak istedim.Bir insan bu kadar kötü olamaz dedim. İçimde sindirmek için çok mücadele ettim.Bir insan bu kadar kötü olamaz dedim ama oluyormuş.Bazı insanlar da kötüdür arkadaşlar altında bir neden aramaya gerek yok.Bu da tam öyle biriydi.
Son olarak Haldun.. Canım çocuk.. Anne hasretiyle büyüyen bir o kadar da güçlü haldun.. Yıllardır hasretini çektiği annesiyle nasıl karşılaşacaktı ? Ne hissecekti? Neler olacaktı? Kitabı okuyunca göreceksiniz..
Kitabı tavsiye ederim tabi eğer olacaklara sabrınız varsa..
İncelememi bitirmeden önce bir iki şey söylemek istiyorum.Bugün dünya kadınlar günü.. ve üzerine bu kitabı bitirmemin bu güne denk gelmesi içimde bir kaç cümle söyleme isteği doğurdu.Dilerim hiçbir kadın