Bir pencere kenarında durur zaman,
Deniz sessiz, şehir uzak, kalp yorgun ama hâlâ inanan.
Raflarda eski kitapların kokusu,
Her biri bir yaşam, bir hatıra, bir susuşu.
Bir sabah uyanırsın, rüzgâr hafif eser,
Perdeden sızan ışık, sana “devam et” der.
Bir yanda dünün yorgunluğu, diğer yanda umut,
Hayat, iki kelime arasında kurulan bir unut.
Yollar uzar, taşlar parlar yağmurla,
Kimi zaman kayarsın, kimi zaman durur da,
Bir çiçek açar sessizce, bir gönül kırılır,
Hayat, bir yürekle bir sabır arasında durur.
Sevinç gelir, elinde bir çocuk gülüşüyle,
Keder gider, sessiz bir vedayla, düşüyle.
Her şey olur da bir bakarsın bir anda,
Küçük bir an, ömrüne sığmış bir sevda.
Bir gökyüzü kadar geniştir insan,
Bir damla gözyaşı kadar kırılgan.
Ama her düştüğünde yeniden kurar içini,
Çünkü hayat, pes etmeyenlerin şiiridir aslında.
Ve bir gün dönüp baktığında geriye,
Kırıklar, gülüşler, yollar, hepsi yerli yerinde.
O zaman anlarsın sessizce, derin derin:
Hayat neydi biliyor musun?
Yürümekti… Her şeye rağmen. 🌿