Her sorunun üstüne cesurca yürümek yerine, onun önünde teslim olmayı, diz çökmeyi öğrenmişizdir. Böyle korumuşuzdur kendimizi. Zor anlarda olumsuz duygulardan “kopan” ve kendimizi olaylara karşı “koruyan” kişi olduğumuzu sanmışızdır. Bu hislerimizi kopartmak değilse başka nedir?
Esprinin bir yanıyla içerdiği acı gerçekliğin, diğer yanıyla eğlendirmesi ironiktir. Cinsellik ve saldırganlık içerse de örtülü haliyle bir başkaldırı ve isyan; söylenmeyeni, söylenemeyeni söyleyebilme; aynı zamanda olup bitene ahlak bekçiliği yapma, iğreti duranın altını çizme durumudur. Bu nedenle özgürlüklerin kısmen genişlediği alanlarda espri azalır. Politik baskı arttığında her şekilde bir yol bulur.