"Benim öyle arkadaşlarım vardı ki, dindar gözükmeyi ikinci sınıf insan olarak kabul ederlerdi. Hâlbuki imanları var, hatta belki gizli gizli namaz da kılar ama "Allah" demez, "Tanrı" derlerdi. "
Tek partili dönemde ortaya çıkan bu ve benzeri düşüncelerin, sekülerleşmeyi bir üstünlük ölçütü olarak görmesi ve dindarlığı geri kalmışlıkla özdeşleştirmesi, günümüzde de farklı biçimlerde karşımıza çıktığı söylenebilir.