sdtrn

sdtrn
@sdtrn
Heyecan gelir ve gider; zor zamanlara girildiğinde, iş zorlaştığında, yaratıcı akış angarya haline geldiğinde azalır. Gerçek tutku ise becerikli bir ustaya, bir zanaatkara dönüşmek için gerekli zamanı ayırmanızdan sonra doğar. Siz ancak o zaman bir etkiden söz edebilir, özerklik ve saygı kazanabilir, kaderinizi biçimlendirip kontrol edebilirsiniz.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne ile uğraşıyorsunuz? Ne ile mi uğraşıyorum? Su içmekle, yemek yemekle uğraşıyor olabilirim. Sarı küçük not kağıtlarına uyduruk kelimeler yazmakla uğraşıyor olabilirim. Sorunun üzerini kaplayan ucuz altın tabakayı sıyırdığımızda altındaki zehirli sorgulama yığınını görürüz. Üzülerek söylüyorum, her ne kadar bilmeden yapsak da bu soruyu yönelttiğimizde aslında sorduğumuz şudur: Hayatınızı nasıl kazanıyorsunuz? Ne kadar kazanıyorsunuz? Sosyoekonomik durumunuz nedir? Ve sizinkiyle benimki kıyaslandığında ben bu sosyoekonomik merdivenin neresinde oluyorum? Sizin bir basamak üstünüzde miyim? Altınızda mıyım? Sizi nasıl değerlendireyim? Size zaman ayırmama değer misiniz?
Sayfa 82·Kitabı okudu
Sahip olma eylemi? Ne? Sahipliği hiçbir zaman bir eylem olarak düşünmemiştim. Gerçi bende sahip olduğum şeyler nedeniyle strese girdiğimi fark ediyorum. Ve sanıyorum bu bir çeşit eylem - sahip olduğum şeylere bakma, kırılan/bozulanları tamir etme, değişmesi gerekenleri değiştirme ve tabi ki kimse alamasın diye sahip olduğum şeyleri korumaya alma eylemi. Çok sayıdaki varlıklarıma yalnızca sahip olmak ve sahipliğimi sürdürmek çok emek istiyor. Buda bana yük oluyor.
Sayfa 67 - Colin Wright·Kitabı okudu
Bir iş arkadaşım, benimkine benzer bir kariyer eğrisinde olan iyi bir arkadaşım otuz yaşında ilk kalp krizini geçirdi. Ama ben istisnayım, değil mi? Gerçekten mi? Beni o kadar farklı kılan ne? Sadece ben farklıyım demek beni farklı yapmaz. Herkes farklı olduğunu, yaptıklarını farklı yaptığını, kendisi idareyi aldığında her şeyin farklı olacağını ya da o noktaya gelene kadar birkaç hafta/ay/yıl daha sabretmesi gerektiğini söylüyor. Peki ama o noktaya geldiğimizde, o nokta her neresi ise, ne oluyor? Daha az çalışmıyoruz. Aksine daha fazla çalışıyoruz. Daha fazla saat, daha fazla talep, daha fazla sorumluluk. Kendi yükümlülüklerinin tasmasında dövünen köpekleriz adeta.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Öyle anlaşılıyor ki onlar hayatımızdan kaybolup gidene kadar sevdiklerimizi nasıl sevmemiz gerektiğini bilemiyoruz.
Sayfa 47·Kitabı okudu