Ortada dinleyen kimse yoksa
Tarlakuşu kadar tatlı öter karga.
Eğer bülbül de gündüz vakti
Kazlar tıslarken ötseydi,
Sesini çalıkuşundan ayırt etmek imkânsız olurdu.
Kim bilir neler, yerinde ve zamanında olduğu için
Beğenilmiş ve değerli bulunmuştur!
Eğer iyi olanı yapmak bilmek kadar kolay olsaydı, küçük kiliseler katedrallere, yoksulların kulübeleri de kral saraylarına dönerdi. Kendi nasihatlerini dinleyen kişi ancak bir rahip olabilir. Yirmi kişiye birden ne yapması gerektiğini öğretebilirim, ama o yirmi kişiden biri olmaya gelince iş değişir. Beynimiz duygularımızı dizginleyecek yasalar koyabilir, ama ateşli tutkular soğuk kuralların üstünden atlayıp geçer: gençlik denilen çılgınlık öyle bir tavşandır ki kötürüm olan doğru bir öğüdün ağlarının üstünden atlayıverir.