searching

searching
@searching
Idler anarşist ruhlu ama anarşinin kimseyi şiddetle tehdit etmeyen türü bu. "Dünya Fazla Da Kasmadan Nasıl Kurtulur?" ve "Sırtüstü Yat ve Protesto Et" gibi başlıkları var. "Devleti ezmenin en iyi yolu" diye yazıyor Tom, "farkına varmak ve defolup gitmesini ümit etmektir." Oy kullanmamayı, olabildiğince az vergi vermeyi, mortgage ve emeklilik planları gibi finansal köleliklere girmemeyi savunuyor. Bunlar onun gözünde kapitalizmin, anın zevklerini uzak bir gelecekteki mutluluk beklentisi uğruna ertelememizi sağlamaya yönelik komplosunun parçası.
Reklam
Seneca, öfkeye yol açan başlıca yanlış düşüncenin, olayların nasıl gelişeceğine dair fazlasıyla iyimser beklentiler olduğunu ileri sürüyor: İşlerin umduğumuz, beklediğimiz gibi gitmeyişiyle derinden sarsılırız. Evde ufak şeylerin bizi çileden çıkarmasının, arkadaşlar arasında bir ihmale yanlış dememizin tek nedeni de budur. Kendinize hasımlarımızın yanlış davranışının bizi neden bu kadar sarstığınızı soracaksınız. Çünkü beklemeyiz, en azından bu kadar ciddi hatalar yapmalarını beklemeyiz. Bu da kendimize beslediğimiz aşırı sevgiden gelir. Hasmımızın bile bize zarar vermeyeceğine hükmetmişizdir; yüreğinin derinliklerinde herkes dünyaya bir kralın görüş açısından bakar, kralın yetkilerini benimsemeye hazırdır, hazır olmadığı bu krallıktan ötürü acı çekmektir.
"Erdem teorik bilgiden ibaret değildir. Tıpkı tababet ve müzik gibi uygulamayla da ilgilidir. Tıpkı bir hekim ya da müzisyenin işlerinin teorik yanında uzmanlık kazanmakla yetinmeyip bunu hayata da geçirmeleri gibi, iyi olmak isteyen bir insan da öğretileri döne döne öğrenmekle kalmayıp uygulamalıdır ... (Zira) hazza direnmesi gerektiğini teoride öğrenen bir kişi direnmeye hiç çalışmazsa nasıl özdenetim kazanabilir ki?"
"Anna'nın örneği bize, çocuğa korkunç şeyler yaşatan dengesiz bir ana baba ile büyümüş olsanız bile ilk kez Epiktetos'un öğrettiği akılcı baş etme becerilerini geliştirmeyi öğrenebilirsiniz." Anna babasının hareketlerinden ötürü kendini suçlarken bunun üstesinden gelmesi ise güçsüz olduğu bir durum olduğunu kabulüyle olmuş. Üzerinde hiçbir kontrolü olmadığını. Onun suçu olmadığını. Ama yıllar sonra şimdi artık bunu nasıl düşüneceğinin ve yoluna nasıl devam etmeyi seçeceğinin kendi elinde olduğunu öğrenmiş. Knaus 'un dediği gibi, "Başımıza gelenler bizim hatamız olmayabilir ama bunları nasıl düşüneceğimiz bizim sorumluluğumuzdur."
Çoğu ıstırabın kaynağı, diye ileri sürer Epiktetos, düştüğümüz iki hatadır. Birincisi, elimizde olmayanlardan oluşan alanda mutlak egemenlik kurmaya çalışırız. Başaramayınca çaresizliğe, öfkeye, suçluluk duygusuna, kaygıya, depresyona kapılır, kontrolden çıkarız. İkincisi, bizim kontrolümüzde olan düşünce ve inançlarımızın sorumluluğunu üstlenmeyiz.
Reklam