Ahmet Altan

Ahmet Altan
@searchingforwisdom
Felsefe-Psikoloji
üniversite
10 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Galileo, insan dilinin temel niteliğini ve onun en önemli özelliğini, yani "sınırsız düşünceler zincirini dile getirmek için sınırlı sayıda araçların kullanıldığını" fark eden ilk kişidir herhalde.
Felsefe-Düşünce
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Zihin-beden sorunu tazeliğini koruyor; hala çelişkili, tartışmalı ve spekülasyonlara açık. Ancak tartışma temel açılardan bana tutarsız görünüyor. Kartezyenlerin aksine, bizim kesin bir cisim kavramımız yoktur. Bu nedenle bizim kimi görüngülerin cisim incelemesinin ötesinde olup olmadığını, zihin incelemelerinin alanına girip girmediğini nasıl sorabileceğimiz oldukça belirsizdir.
Felsefe-Düşünce
Kesin bir cisim kavramı yoktur. Bir maddi dünya vardır, özelliklerinin keşfedilmesi gereken maddi bir dünya. Bu dünyada cismin ne olabileceğine dair önsel sınırlamalara yer yoktur. Dolayısıyla zihin-beden sorunu formüle bile edilemez. Sorun çözülemez; çünkü sormanın açık seçik bir yolu yoktur. Bir cisim kavramı önerilmedikçe, bazı görüngülerin bu kavramın içinde olup olmadığına karar veremeyiz. "Diğer zihinler" sorusunu da soramayız.
Felsefe-Düşünce
Kartezyen cisim kavramı 17. yy. fiziği, özellikle de lsaac Newton'un çalışmaları tarafından çürütüldü, ki bu da modern bilimin temellerini attı. Newton, gökcisimlerinin hareketlerinin Descartes'ın temas mekaniğiyle açıklanamayacağını gösterdi. Bu nedenle Kartezyen cisim anlayışı terk edilmeliydi. Newton'un yaklaşımında, aralarında dokunma olmaksızın bir cismin ötekine uyguladığı bir "kuvvet", bir çeşit "uzaktan etki" vardı. Bu kuvvet, her neyse Kartezyen temas mekaniği çerçevesine girmez. Bu sonuç Newton'u da tatmin etmemişti. O, kimi zaman yerçekimi kuvvetine "esrarengiz" dedi ve kuramının, fiziksel dünyada yalnızca olayların matematiksel betimlemesini verdiğini, olayların gerçek "felsefi" (daha modern terminolojide "bilimsel") açıklamalarını vermediğini düşündü. 19.yy. sonlarına kadar gerçek açıklamanın bir biçimde mekanik ya da yarı mekanik bir çerçeveye oturtulması gerektiği görüşü oldukça yaygındı. Sonuçta ortaya çıkan cisim kavramı nedir? Yanıt, cisim kavramının kesin ve açık bir tanımı olmadığıdır.
Felsefe-Düşünce
Zihin-beden sorunu mantıklı bir biçimde, ancak beden konusunda kesin bir kavrayışımız olduğunda sorulabilir. Böyle kesin bir tanımımız yoksa, kimi görüngülerin bunun sınırlarının dışına düşüp düşmediğini sorgulayamayız. Kartezyenler temas mekaniği açısından beden için oldukça belirli bir tanım önermişlerdi; bu birçok açıdan genel anlayışı yansıtıyordu. Bu nedenle onlar, zihin-beden sorununu ve öteki zihinler sorununu anlamlı bir biçimde sorabildiler.
Felsefe-Düşünce