Geçmişte size çok acılar çektiren biri yıllar sonra karşınıza savunmasız bir biçimde çıksa siz de ondan intikam almak ister miydiniz? Ya da alabilir miydiniz? Eserimiz çok vurucu bir cümle ile başlıyor. "Sami Baran, cinayet tohumunun ilk kez içine düşeceği o salı akşamından yedi gün önce..."
Karakter tanıtımı sonrası kendimizi yedi gün sonra hastane odasında bize acılar çektiren düşmanımıza bakarken buluyoruz ve olaylar gelişiyor. Sami’nin başından geçenler geçmişin acı yüzünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Filiz’le olan hikâyesinin farklı bir şekilde gelişeceğini düşünmüştüm ama bu yanılgımı kırdı yazar birkaç bölüm sonra. Bu acılara katlanarak insanın hayatına devam edebilmesi beni oldukça etkiledi. Yan karakterler üzerinden mülteci sorunlarına değinerek kendi gözlemlerini aktarması, onları da es geçmemesi güzeldi.
Livaneli’nin kullandığı ikili bakış açısı tekniğini ben başarılı buldum. Bu sayede kitapta bizi iki farklı son bekliyor. Peki ya diğer türlü olsaydı dediğimizde iki farklı sonu yazarın kaleminden okuyabiliyoruz. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek vicdanı rahatlatmaz. Daha da çok sızlamasını sağlar sadece.
Çünkü insanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil.
Yazarımız psikiyatrist Dr. Gary Small kariyeri boyunca en ilginç vakalarını bize aktarıyor. Kitabı yazarken hasta gizliliğine zarar vermemek adına isimleri, işleri vb. durumlar değiştirilmiş. Kitap 15 ayrı hikayeden oluşuyor. İlk hikayemize yazarımızın stajyerlik döneminden başlıyor ve kronolojik olarak ilerliyoruz. Onunla beraber vakalar boyunca deneyim kazanıyoruz.
Hikayeler de bize hastaları anlatırken hastalıklarından da bahsediyor. Şahsen ben de bu sayede bilgi sahibi oldum. Hikayelerin hepsi birbirinden ilginçti. Hepimizin aslında psikolojik hastalıklara çok önem vermediğimizi ama sonuçlarının ne kadar kötü olabileceğini öne sürüyor.
Hikayelerin birbirinden bağımsız olması da okumayı oldukça kolaylaştırıyor. Yazım dili oldukça yalın ve anlayabileceğimiz bir dilde yazılmış. Okunmasını tavsiye ederim.