Secil

İlkeler ölmezler. Onlara denk düşen düşünceler yokolmadıkça, nasıl ölebilirler? Ama onları sürekli olarak canlı tutmak sana bağlıdır. “Herhangi bir konuda oluşturmam gereken düşünceyi oluşturabilirim; bunu yapabiliyorsam, niçin kaygılanayım? Zihnimin dışında kalan şeyler, kendi başlarına hiçbir şey değildirler.” Bunu anladığında her şey yoluna girecektir. Yaşamına yeniden başlamak senin elindedir: bunun için yaşadıklarını yeniden gözden geçir, çünkü yeniden yaşamak buna bağlıdır.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Tek bir şeyden sevinç duy ve memnun ol: Tanrıyı hiç aklından çıkarmaksızın topluma yararlı bir eylemden ötekine geçmekten. Yönetici ilke, kendi kendini uyandıran, kendi kendini değiştiren, kendini olmak istediği gibi dönüştüren, her olayın olmasını istediği gibi görünmesini sağlayan şeydir.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Dalgaların art arda gelip çarptıkları kaya gibi ol: sağlam, kıpırtısız, çevresinde kaynayan suların dinginleşmesini seyreden. “Ben ne şanssızmışım ki, bu utanç verici olay başıma geldi!” Tam tersi. “Ne şanslıyım, çünkü, başıma gelen utanç verici şeye karşın, yılgınlığa kapılmıyorum, ne şimdiki zaman eziyor beni, ne gelecek ürkütüyor.” Bu tür bir şanssızlık aslında herkesin başına gelebilir, ama herkes yılgınlığa kapılmamayı başaramaz. Öyleyse, neden, bu bir şanslılık değil de, şanssızlık olsun?
Sayfa 65·Kitabı okudu
Vespasianus’un dönemini al, örneğin. Bugün de olmakta olan her şeyi bulacaksın orada; insanların evlendiklerini, çocuk yetiştirdiklerini, hastalandıklarını, öldüklerini, savaştıklarını, şenlikler yaptıklarını, ticaretle uğraştıklarını, toprağı işlediklerini, dalkavukluk ettiklerini, büyüklük tasladıklarını, birbirlerinden kuşkulandıklarını, dolap çevirdiklerini, pusu kurduklarını, başkalarının ölümünü dilediklerini, şimdiki zamandan yakındıklarını, servet biriktirmeyi sevdiklerini, yüksek mevkiler, konsüllük ya da hükümdarlık için yanıp tutuştuklarını… Ama şimdi yaşamları bir hiç, hiçbir yerde yok artık.
Sayfa 61·Kitabı okudu
İnsanlar genellikle toplumdaki sosyal normlara uymak isterler. Başkalarının düşüncelerini önemseme eğilimi, toplum içinde uyumlu bir şekilde davranmak ve olumlu bir sosyal itibar kazanmak amacıyla ortaya çıkar. Sosyal normlara uymak, bir tür sosyal kontrol mekanizmasıdır ve insanlar içinde bulundukları toplumun değerlerini ve beklentilerini paylaşma eğilimindedirler. Ancak bu düşünce kalıbı bazen insanları gerçek düşüncelerini gizlemeye ve farklı düşüncelerini ifade etme cesaretini bulmaları ve farklılıklara saygı göstermeleri önemlidir. Bir konudaki düşüncelerinizi paylaşırken, başkalarının ne düşüneceğini düşünmek yerine, kendi içsel değerlerimizle uyumlu olan doğruları ifade etmeyi denemeliyiz.
Sayfa 79·Kitabı okudu