Büyük çoğunlukta karşı koymaktan usanmış haldesindir çünkü korku ve yetersizliğin havaya karışan yalan yanlış sözlerinde kendini belli edeceğini bilirsin.
Ve nihayet ruhunu açabileceğini hissettiğin birini bulduğunda, ağzından çıkan sözcükleri duyunca şaşkınlıkla kalakalıyorsun -içindeki o küçük, sıkış tepiş karanlıkta kapalı kalmaktan öyle körelmiş, öyle çirkin, öyle anlamsız ve öyle güçsüzler ki. Evet neşe, tatmin ve arkadaşlıklar var- ama dehşet verici bir farkındalık içindeki ruhun yalnızlığı da bir o kadar korkunç ve yıkıcı.
Bu yalnızlık da yarın öbür gün derslere, sınavlara çalışma mecburiyetine daldığımda bulanıklaşacak, azalacak şüphesiz. Ama şimdi, o sahte azim söz konusu değil ve ben geçici bir boşluğun içinde dönüp duruyorum.