Bazı kitaplar olay anlatır, bazıları ise insanın içine sessizce yerleşir. 17 Haziran benim için ikinci gruptaydı.
Alex Schulman, bir aile hikâyesini anlatırken aslında hafızanın, kırgınlıkların, sevginin ve söylenmemiş sözlerin izini sürüyor. Okurken fark ettim ki hepimizin içinde çocukluğundan taşıdığı bir tekne var; kimi zaman kürek çektiğimiz, kimi zaman sadece sürüklendiğimiz…
Kitabın en güçlü yanı büyük olaylardan değil, küçük anlardan oluşması. Bir bakış, bir sessizlik, yarım kalmış bir cümle… Ve yıllar sonra bile insanın içinde yankılanan duygular.
Bitirdiğimde içimde kalan şey hüzün değil; insan ilişkilerinin ne kadar karmaşık, kırılgan ve aynı zamanda ne kadar değerli olduğu hissiydi.
Bazı kitaplar okunur, bazıları uzun süre sizinle kalır. 17 Haziran benim için onlardan biri oldu.
Yatağınızın başında bulundurun muhakkak bu kitabı.. Her gün ne için yaşadığımızı hatırlamak için, açın karıştırın sayfalarını..Her okuduğunuzda bambaşka hissedecek, bambaşka düşüneceksiniz..
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Su gibi aktı öyküler.. Tertemiz bir dil, nasıl akıcı..Yazar kitabın arka kapağında yazıldığı gibi gerçekten de “anlatsan şiir olacak” pek çok anın tablosunu çok güzel çiziyor. Mutlaka okunmalı..
Okuduktan sonra, etrafınızdaki insanlara daha farklı bakmak isteyeceğiniz, insan öykülerinin ustalıkla anlatıldığı yazım dili ile ben kitabı çok kıymetli buldum.,yazarın kalemini sevdim. Yalnız kitabın otuz sayfası eksik.. Kitabı @bkmkitapcom dan almıştım, 64. Sayfadan 97. Sayfaya geçen kitap için de @chiviyazilari yayınevine küçük bir not bırakalım..
DamlalarHalil Genç · Chiviyazıları Yayınevi · 20172 okunma
Hüzünlü, derin, yıkıcı bir aşk hikayesi.. Hangi sevdalı, sevdiği kadının başka biriyle metres olmasını kabul edebilir? Bu da sevdaya dahil midir? Gece gece yine düştük derin mevzulara..
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Kitap Zamanı Yayıncılık · 201124,1bin okunma