Leyla Geçidi
"Zaman neler gösterecek hiç bilemiyor insan. Sana keyif veren, yapabileceğin başka şeyler yarat kendine. Ama asla pes etme."
Leyla, Letafet, Meftun, Dilhun ve Nazende...
Beş farklı kadın ve beş farklı hayat hikayesi. Hepsi de farklı yaşlarda ve hayata bakış açıları o kadar farklı ki... Bu beş kadın bir masada toplanıyor ve yaşadıklarını, yaşayamadıklarını, acılarını, korkularını, hayal kırıklıklarını anlatıyor birbirlerine. Hepsi de birbirini toplarlamaya ve anlamaya çalışıyor.
20, 30, 40, 50 ve 60 yaşlarındaki bu kadınların hayata bakış açıları ne kadar da farklı. Ama hepsinin ortak bir noktası var...
İnsanın kendisiyle yüzleşmesi çok zor değil mi? Fakat onlar bunu başarıyor. Ve o masadan hepsi de mutlu ve yollarını bulmuş bir şekilde ayrılıyor. Hayat kime neler gösterecek, neler getirecek belli değil elbette. O yüzden geçmişimizle barışmalı, kendimizi affetmeli ve anı yaşamalıyız. Yarını düşünerek de mutlu olamayız çünkü. Hem ne demişler : Önemli olan bir tek an vardır. O da “şimdi"dir. Çünkü bir tek ona sözümüz geçer.
Kitaba başladığınız andan itibaren altı çizilesi o kadar çok cümle var ki ben şahsen çizmeye kıyamadığım için kitabın neredeyse bütün sayfalarını postitlemiş olabilirim. Yazardan okuduğum ikinci kitaptı. Ve 40 larına yeni gelmiş biri olarak kitapta yazan her şeye sonuna kadar katılıyorum. İnsana gerçekten bir aydınlanma geliyormuş bu yaşlarda Benim çok severek ve dersler alarak okuduğum bir kitap oldu. Sizlere de tavsiyemdir.
Bir cesaretli adım, bin ışıklı kapıyı açar.
Önce ben diyebilmelisin bu hayatta. Sen kendini hayal kırıklığına uğrattıktan sonra başkası ne düşünmüş kimin umurunda?
Sen gittin diye kimse ölmeyecek, genç kadın. Ki fazlası var; biri ölecek diye kaldığın yerde mutsuz yaşayacaksan, sen zaten çoktan ölmüşsün