seda bayoglu

seda bayoglu
@sedabayoglu
istanbul
istanbul, 19 Kasım
204 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı

seda bayoglu

, bir kitap okudu
9/10
·320 syf.··
2025 1. kitabı
Aynil Onur Yüksel
9.4/10 · 61 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·320 syf.··
2025 1. kitabı
Yaz Ayazı Her şey o akşam o taş evdeki ruh çağırma seansından sonra başlamıştı. Derin, uzun bir süre kendine gelememiş ve sitenin de trafosunun patlamasıyla her yer iyice karanlığa bürünmüştü. Uzaktan gördüğü o mor ışık ise iyice alt üst etmişti onu. Üstelik o ışık taş eve doğru gitmekteydi. Hemen peşine düştü Derin. O an farketti ki bu köydeki albino hastası kız İris'ten başkası değildi fakat ne kadar ona seslense de sesini duymuyordu. Derin, hayatı çok ciddiye almayan Amerika'da yaşayan bir gençtir. İris ise hayatı boyunca köyden dışarı çıkmamış, hastalığı nedeniyle ailesi tarafından koruma altına alınmış, paranormal yetenekleri olan ve herkesten izole olarak büyütülmüş bir genç kızdır. O gün köylü tarafından lanetli olarak bilinen o taş ev ikisini de çağırmış ve ikisi için de hem güzel hem de çok zor günler artık başlamıştır. Birbirinden oldukça farklı olan bu iki genç artık birbirini görmeden yapamaz hale gelmiş iki aşıktır. Derin'in gitme zamanı yaklaşmış ve ayrılma vakti gelmiştir. Bir dargın bir barışık süren bu ilişkide Derin her şeyi geride bırakıp İris'e geri dönmüştür. Bu arada İris de o taş evde yaşamaya başlamıştır ve Derin de geldikten sonra ikili burada yaşamaya devam eder. Fakat artık bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. O taş evde onları öyle bir şey beklemektedir ki kendileri bile ne olduğunu anlamayacak ve bütün hayatları bir anda alt üst olacaktır. Aşkları bunun da üstesinden gelip bir ruhla savaşacak kadar büyük müdür? Yoksa ruha karşı koyamayıp herkes kendini kurtarmaya mı çalışacaktır? Sessizlik, bazen en uzun cümlelerden bile daha anlamlıydı.
Yaz AyazıAynil Onur Yüksel · Hazer Yayınevi · 202461 okunma
Puan vermedi
Atasözleri ve Deyimlerle Öğretilmiş Cinsiyet Kadın üzerine söylenmiş pek çok atasözü ve deyim bulunmaktadır. Ama maalesef ki üzülerek ve hatta kızarak söylüyorum ki bunların birçoğu kadını erkek karşısında küçük düşürmekte, kadını cinsel bir obje olarak göstermekte ve kadına şiddeti normal hatta olması zorunlu gibi göstermektedir. Ve bazı kadınlar (yaşı biraz daha geçkin olanlar) kendilerine de bu şekilde öğretildiği için bunları normal karşılamakta, kızını veya oğlunu bu şekilde yetiştirmektedir. Oysa ki kadın erkeği gördüğü o aynada kendini görebilse, kendi değerinin ve gücünün farkına varabilse her şey çok daha farklı olabilir. Tabi ki sadece ülkemiz için değil bütün dünya için geçerli bu durum. Anaerkil bir toplumdan ataerkil bir topluma geçildikten sonra kadının ikinci plana atıldığı, hatta zaman zaman yok sayıldığı acı bir gerçek. Sözlü, fiziksel ve cinsel şiddet mağduru olan pek çok bulunmakta. Kadınlar için yazılmış güzel atasözleri de var elbette bunları da es geçmek olmaz. Her ne kadar sayıca az olsalar da... Kalemini çok sevdiğim sevgili @dokmenhatice oldukça önemli bir toplumsal konuya değinmiş gerçekten. Okudukça sinirlendim, yazdıkça yine sinirleniyorum. Aslında daha çok şey yazasım var ama... Kadınların haklarını aramaktan asla vazgeçmediği, şiddetin artık son bulduğu, kadınının kadına eziyet etmediği ve erkeklerin bizlerden bir üstünlüğü bulunmadığını anladıkları günler gelmeli artık. Ve umuyorum ki bu kitap bir farkındalık yaratacak. O yüzden mutlaka okuyun ve okutturun. Özelikle gelecek nesillere bunları aşılayabilmek için.
Atasözleri ve Deyimlerle Öğretilmiş CinsiyetHatice Dökmen · Destek Yayınları · 202498 okunma
10/10
·128 syf.··
2024 32. kitabı
Unut Kuşu "Aklına gelir miydi, hiç aklına gelmeyeceğim?" Alois Alzheimer Unut Kuşu'nun hikayesini hiç duymuş muydunuz? Ben duymamıştım... Ta ki kitabı okuyana kadar. Her efsanenin bir gerçeklik payı düşünenlerdenim ben. Belki de efsaneleri çok sevdiğimdendir. Normalde kitaptan bahseder ondan sonra yorum yaparım biliyorsunuz. Ama şimdi önce yorumumu yapmak istiyorum. Kalemini çok sevdiğim ve kitaplarını okumaktan çok büyük bir zevk aldığım ve verdiği mesajlara da hayran olduğum sevgili @dokmenhatice bu kitabında Alzheimer'ın etkilediği hayatları ele almış. Kitabın başında alzheimer ile ilgili istatistiki bilgiler yer alıyor. Birçok kişi belki de çok yakınlarımız bu hastalıkla mücadele ediyor. Yaşayan ve ona bakan için ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Ama unutmamak lazım ki Unut Kuşu gelmeden önce haber vermiyor. Öyle ansızın geliyor çat diye. Bir gün bizim de başımıza gelebileceğini düşünüp ona göre davranalım karşımızdakine olur mu? Kitabın konusuna geliyorum o halde. Kentsel dönüşüme giren çok büyük bir site. Ve bu sitede yaşayan Unut Kuşu ile tanışmış hayatlar. Kimisi uzun zaman önce kimisi yeni. Bir şekilde girmiş hayatlarına. Her birinin unutmak isterken hatırladığı, hatırlamak isterken unuttuğu anıları var. Ve maalesef ki hatırladıkları hep onları üzen, geçmişte yaşadıkları olaylar. Her bir hikaye beni ayrı ayrı çok etkiledi. Ben bu kitabı size anlata anlata bitiremem aslında. En iyisi mi siz kendiniz okuyun. O zaman ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız. Gece nerede bitiyor, gün nerede başlıyor? Ben nerede başlıyorum, sen nerede bitiyorsun, anılarım nerede, sen neredesin, ben ben miyim, sen sen misin?... Bilmiyorum... Uyumak unutmaktı. Uyumak dünyayla ilişkiyi kesmekti. Uyumak uyanıkken bulamadığı huzurdu. Uyumalıydı... İnsan saramadığı yarayı
1000Kitap
Unut KuşuHatice Dökmen · Destek Yayınları · 2024115 okunma