Dostoyevski nasıl bir insan, nasıl bir yazar; benim anlatmaya dimağım yetmez. O kadar mutluyken bir sonraki cümlede ağlayıp, cümlelerde kendimizi bulup, kitap bitince 'Ben ne okudum şimdi?' hissi yaşamamak çok zor.
Aşkı da harika anlatıyor, aşkın psikolojisini de. O kadar güzeldi ki, sanki güzel bir aşka tanık olmuş kadar içindeydim romanın.
Hayalcinin akşam iş çıkışı güzellemesi harikaydı. İçimi huzur kapladı. Ama sonra okuduğum insanların dış görünümlerine yansıyan mutsuzlukları, "kaderlerine küs, yaşamdan yorgun duruşları", günümüzün yalnızlaştırılmış insan profilini tarif edince üzüldüm. Kendim için ve aslında umutsuz bırakılmış gençlerimiz için.
Hayallerini kurup kurup seneler geçerken hala yerinde saymak kim bilir kaç kişinin başından geçen bir drama. Bunun da işlenişi müthiş tabi ki ama orada insanları uyandırıcı, dürtücü bir güç olmak istediğini de düşünüyorum Dostoyevski'nin. Keşke herkes hayal ettiklerini yaşayabilse..
Tekrar tekrar okunası kitapları için minnettarım
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Ren Kitap · 2020102,2bin okunma