SedaNur

Buradan kendimiz için şu sonucu çıkarabiliriz: yakın çevremizden başlayarak beklentilerimizi insanların kapasitelerine göre ayarlamalıyız ki zulmetmiş olmayalım. İnsanın biyolojik,sosyal,ekonomik konularda aşamayacağı sınırlarıyla barışık olmasına tasavvufta "rıza mertebesi" denir. Sufiler derler ki bir insan huzura ulaşmak istiyorsa Allah'ın indirdiği din ve hayatta başına gelenler konunusunda Allah'tan razı olacak. İrademiz dışında Allahû Teâlâ bizim için ne takdir ettiyse onunla barışık olmak huzurlu bir hayatın en önemli şartıdır.
Reklam
Külfet nimete göredir. Size bu nimetler verildiyse bilin ki sizden ekstra bir şeyler isteniyor. Sağlıklı bir insanın hesabı hastadan,zenginin hesabı fakirden,akıllının hesabı ortalama bir insandan,alimin hesabı cahilden farklı olacak. Rabbimizin bize verdiği her nimet,şunu iyi bilelim ki kıyamet gününde ekstra hesap olarak önümüze gelecek.
"Külfet nimete göredir" cümlesi yaşadığımız imtihanların anahtar cümlesidir. Biz dünyada niye kötülük olduğunu çözemiyoruz çoğu zaman. Pek çok insan bu yüzden inancını kaybediyor. Kötülük konusunu düşünürken genellikle mahrumiyet çeken insanlara odaklanıyoruz "yazık değil mi savaş bölgesinde doğan çocuklara,bunların ne günahı var?" O yüzden de tatmin edici bir cevap bulamıyoruz. Asıl odaklanmamız gereken yer şurasıdır: nimetler içinde yüzen insanlar ne hesap verecek? Yani "gariban komşunun ne kabahati var?" Değil, "acaba bu garibanı gözümün önüne koyarak Allah benden ne istiyor?" Olmalı.
Sorumluluk nimete göredir. Allah bize ne kadar nimet vermişse,o kadar sorumlu tutacak. Bizleri başkalarına kıyasla daha sağlıklı,daha akıllı,daha varlıklı,daha uzun ömürlü,daha kolay şartlarda yarattıysa hesabımız da ona göre olacak. Bazı insanlar var ki hayatları savaşın ortasında geçmiş. Bazılarının da tek derdi komşunun pencerelerini farklı renge boyamış olması olmuş. O zaman iki farklı dünyada yaşayan bu insanların Allah katındaki hesapları da bir olmayacak.
Bazıları,"evrensel ahlak yeter" diyorlar. Acizane kanaatim odur ki evrensel ahlak dediğimiz şey de vahyin sonucudur. Çünkü evrensel ahlak insanlığın ortak şuuraltıdır ki orada en büyük etki vahyindir. Zira ilk insan ilk peygamberdir. İnsanoğlunun vahiysiz yaşadığı bir dönem yoktur. "İnsan aklının vahyin rehberliğinin dışında çalıştığı bir an hiç olmamıştır."
Reklam